Kırçınlamak nedir, Kırçınlamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Korunmak, sakınmak : Epeyi kırçınladım amma olmadı.

Kaçınmak, çekinmek, yapmak istememek.

Kırçınlamak anlamı, tanımı

Kırçı : Ufak ve sert taneli kar. Bora, rüzgarla karışık yağan yağmur. [Bakınız: kırcı]. Çatı saçaklarını, ağaç dallarını saran buzlar

Kırçın : Kinci (kimse).

Kırç : Kışın, sisli havalarda, ağaç dallarını, toprak çıkıntılarını vb. yerleri kaplayan buz tabakası.

Sakınmak : Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek. Korumak, esirgemek, gözetmek. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak.

Kaçınmak : Herhangi bir işi yapmaktan veya özverili davranmaktan geri durmak, imtina etmek.

Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Korunma : Korunmak işi.

Kaçınma : Kaçınmak işi.

Sakınma : Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.

Çekinme : Çekinmek işi.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

 

İsteme : İstemek işi.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Sakın : Asla. "Korkulacak bir durum olmasın" anlamında kullanılan bir söz.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Epeyi : Epey.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Diğer dillerde Kırçıl et sineği anlamı nedir?

İngilizce'de Kırçıl et sineği ne demek ? : grey flesh fly