Kırın nedir, Kırın ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Oyun, raks.

Kırın ile ilgili Cümleler

  • Ali köpeğini masa kırıntılarıyla besledi.
  • Onun sakalında bir kırıntı var.
  • Restoran sahibi tüm köpeklerini beslemesi için onun masa kırıntılarını eve götürmesine izin verdi.
  • Buzdolabında hiçbir yemek kırıntısı yok.
  • Yemeğinin her kırıntısını yedi.
  • Kırıntılarını topla.
  • Bana süpürge ve faraşı ver lütfen. Yere bazı kırıntılar döktüm.
  • Birazcık sevgi kırıntısı, hayatı daha anlamlı hâle getirebilir.
  • Kalbimi kırıncaya kadar ben burada mutluydum.
  • O, köpeğini beslemek için çalıştığı restorandan sık sık masa kırıntılarını getirirdi.
  • Hindistan cevizi kırıntısı ekleyebilirsiniz.

Kırın ile ilgili Atasözü veya Deyim

mırın kırın etmek : İleri geri konuşmak.

Kırın tanımı, anlamı

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa

Granit kırıntısı : Püskürtmeyle temizleme işlemlerinde, aşındırıcı olarak kullanılan kırılmış granit parçacığı.

Kırıngı : Bulutlu hava.

Kırını vermek : Azarlamak.

Kırınım derecesi : Yapıcı girişimin meydana geldiği bir dalga boyunun çarpıldığı tam sayı.

Kırınım deseni : Kırınım sonucu oluşan karanlık zemin üzerindeki parlak noktaların oluşturduğu desen.

Kırınım halkaları : Kırınım sonucu oluşan ve bir örütün yapısını belirten halkalar.

 

Kırınım izgegözleri : Işığın, biçik yerine kırınım ağı ile oluşturulan izgesini gözlemeye yarayan aygıt.

Kırınım izgesi : Bir kırınım ağı ile elde edilen akımmıknatıssal dalgalar izgesi.

Kırıntı cam : Püskürtmeli temizleme işlemlerinde aşındırıcı olarak kullanılan, kırılarak ince parçalara bölünmüş cam.

Kırıntı değirmeni : Sebze ve yemek kırıntılarını öğüterek pissu döşeminin tıkanma tehlikesini önleyen aygıt.

Kırıntı tortul : Kendinden daha eski kayaçların parçalarından oluşmuş tortul kayaç.

Kırıntı yaması : Çukur fırın tabanından bulaşan kırıntıların, tomruk yüzeylerinde oluşturdukları yüzey kusuru.

Kırıntılaştırma : Granül durumuna getirme.

Kireçtaşı kırıntısı : Püskürtmeli temizleme işlemlerinde, aşındırıcı olarak kullanılan ufalanmış kireçtaşı.

X ışını kırınımı : Bir kristalin X-ışınları etkileşmesine dayanan kristal yapısının tayin yöntemi.

Yanardağ kırıntısı : Yanardağdan irili ufaklı ve türlü biçimlerde fırlatılmış eski ve yeni maddeler.

Ekmek kırıntısı : Ekmek ufağı.

Kırınım : Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi olayı, difraksiyon.

Kırınma : Kırınmak işi.

Kırınmak : Yürürken salınmak. Oynamak, raks etmek.

Kırıntı : Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.

Kırıntı külte : Kırıntılardan oluşmuş külte.

Kırıntılı : Kırıntısı olan, kırıntılardan oluşmuş.

Mırın kırın : Bir isteği kabul etmeme, nazlanma.

Diğer dillerde Kırım kongo virüs anlamı nedir?

İngilizce'de Kırım kongo virüs ne demek ? : crimean-congo virus