Kızgı nedir, Kızgı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Güneş sıcaklığı, ısı : Ekinler kızgıya muhtaç.

Ucu ateşte kızdırılarak ağaç delmekte kullanılan biz.

Can sıkıntısı.

Öfke.

Kızgı ile ilgili Cümleler

  • Kızgın olmamalısın.
  • Onun kızgın olduğu göz önüne alınınca, bir yanlış anlama olmalı.
  • Ali çok kızgın bir çocuk.
  • Neden bu kadar kızgınsın bilmiyorum.
  • Kızgın mıydın?
  • İnsanlar gerçekten kızgın.
  • O çok fazla pachinko oynar, bu nedenle karısı ona kızgındır.
  • Kızgın olup olmadığını bilmiyordum.
  • Kızgın olduğum kişi erkek kardeşimdir.
  • Tom'un ne kadar kızgın hissetmesi gerektiğini anlıyorum.
  • Kendime kızgınım.
  • Kızgın olmak için herhangi bir gerekçen yoktu.
  • Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.

Kızgı anlamı, tanımı

Anormal kızgınlık döngüsü : Kızgınlıklar arası sürenin normalden uzun veya kısa sürmesi, anormal östrüs siklusu

Anovülatör kızgınlık : Yumurtlama oluşmayan kızgınlık.

Bölünmüş kızgınlık : Kısrakta kızgınlık normal devam ederken, foliküler gelişme normal olmasına rağmen ortalarda kızgınlık belirtilerinin 1-2 gün kaybolup sonra tekrar başlaması, kesik kızgınlık, split östrüs.

Doğum ilk kızgınlık aralığı : Doğum sonrası ilk kızgınlığın görülmesine kadar geçen süre. Sürüde fertilite parametreleri için, doğum-ilk kızgınlık aralıkları toplamının, toplam inek sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Süt sığırı işletmelerinde bu aralığın 60 günü geçmemesi hedeflenir.

 

Gizli kızgınlık : Sakin kızgınlık.

İki kızgınlık arası süre : Kızgınlığın bitiminden gelecek proöstrüse kadar olan süre.

Kesik kızgınlık : Bölünmüş kızgınlık.

Kızgıl : Kırmızımtırak renk. Kırmızımtırak.

Kızgılı : Öfkeli, sert, kırıcı.

Kızgın hayvan : Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan.

Kızgın öğecik kimyası : Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı.

Kızgınbey : Öfkeli, kızmış bey.

Kızgındam : Hamam : Yarın kızgındama gidelim.

Kızgınlık çarası : Kızgınlıktaki inekte, serviks uterideki goblet hücreleri tarafından salgılanan, yumurta akı kıvamı ve renginde vulvada gözlenen berrak akıntı, östral akıntı.

Kızgınlık çevrimi : Kızgınlık döngüsü.

Kızgınlık dedektörü : Hayvanlarda kızgınlığın varlığını gösteren araç.

Kızgınlık döngüsü : Bir kızgınlığın başlangıcından ikinci kızgınlığın başlangıcına kadar geçen süre, kızgınlık çevrimi, kızgınlık siklusu, östrüs siklusu, seksüel siklus. Proöstrüs, östrüs, metöstrüs ve diöstrüs evrelerini içerir.

Kızgınlık gösterenlerin oranı : Kızgınlık gösteren dişi hayvan sayısının tohumlamaya ayrılan dişi hayvan sayısına oranı.

Kızgınlık senkronizasyonu : İki veya daha fazla dişi hayvanın kızgınlıklarını aynı zamana getirme veya belli bir zamanda kızgınlık göstermelerini sağlama, östrüs senkronizasyonu.

 

Kızgınlık siklusu : Kızgınlık döngüsü.

Kızgınlık tespiti : Hayvan türlerine göre değişik yöntemlerden yararlanarak hayvanların kızgın oldukları dönemin belirlenmesi, östrüs tespiti. Sığırlarda kızgınlık belirtileri çok belirgin olmadığı ve kısa süreli olduğu için fertilite yönünden kızgınlık tespiti önemlidir.

Kızgınok : Kızmış, öfkelenmiş kimse.

Kızgınyiğit : Kızmış, öfkelenmiş yiğit kimse.

Sakin kızgınlık : İneklerde foliküler gelişim ve yumurtlama biçimlenmesine rağmen kızgınlık belirtilerinin olmadığı bozukluk, suböstrüs, gizli kızgınlık. Kısraklarda kızgınlık belirtilerinin hiç görülmemesi veya çiftleşmeyi kabul etmemesi.

Tay kızgınlığı : Kısraklarda doğumu izleyen. günlerde görülen ve çiftleştirildiğinde gebe kalma şansı yüksek olan kızgınlık, kanlı dalap, kan dalabı, tay dalabı.

Yalancı kızgınlık : Dışarıdan östrojen hormonu verilerek oluşturulan kızgınlık davranışları.

Kızgın : Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.

Kızgın bulut : Yanardağlardan fışkırıp yüksek ısıda su buharı ve başka gazlardan oluşmuş, içine kül ve lav karışmış bulut görünüşünde yığın.

Kızgınlaşma : Kızgınlaşmak işi.

Kızgınlaşmak : Kızgın duruma gelmek.

Kızgınlık : Kızgın, ısınmış olma durumu. Öfkeli olma durumu. Hayvanların çiftleşme isteği.

Diğer dillerde Kızböcekleri anlamı nedir?

İngilizce'de Kızböcekleri ne demek ? : dragonflies