Kai türkçesi Kai nedir

  • (resmi olmayan) yiyecek (yeni zelanda'da kullanılan terim).

Kai ile ilgili cümleler

English: By the way, have you ever been to Hokkaido?
Turkish: Aklıma gelmişken, hiç Hokkaido'ya gittin mi?

English: The Kaiser asked Theodore Roosevelt to intervene.
Turkish: Kayzer, Theodore Roosevelt'in müdahele etmesini istedi.

English: Mr. Kaifu is used to making speeches in public.
Turkish: Bay Kaifu herkesin içinde konuşmalar yapmaya alışkındır.

English: Mr Kaifu is used to making speeches in public.
Turkish: Bay Kaifu halka açık konuşmalar yapmaya alışıktır.

English: As soon as I get to Hokkaido, I'll drop you a line.
Turkish: Hokkaido'ya varır varmaz sana yazacağım.

Kai ingilizcede ne demek, Kai nerede nasıl kullanılır?

Kaiak : Eskimo balıkçı kayığı.

Kaif : Esrar (genellikle kuzey amerika'da kullanılan terim).

Kail : Lahana çorbası. Kıvırcık lahana. Para. Lahana familyasından kıvırcık yapraklı bir sebze. Kara lahana.

Kailyard : Kainit toplumu. Yemek yapmak için kullanılan sebzeler ve bitkiler yetiştirilen bahçe (iskoçya). Bostan. Sebze bahçesi.

Kainite : Suni gübre. Kainit. Kimyevi gübre.

Akaike criterion : Akaike ölçütü.

Akaike information criterium : Akaike bilgi ölçütleri.

Kaiser : İmparator. Kayser. Alman imparatoru. Avusturya imparatoru.

 

Kairos : Uygun zaman. (yunancadan gelen) doğru zaman.

Akaike ic : Akaike ıc.

İngilizce Kai Türkçe anlamı, Kai eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kai ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Siamese : Siyam. Siyamkedisi. Siyam halkı. Tayca. Siyamca. Siyamlı. Siyam kumaşı. Siyam´a özgü. Siyam kedisi.

Agency : Tecimyerlik. Fail. Acentelik. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Acente temsilciliği. Temsilci. Organ. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Vasıta. Acenta.

Authority : Şahadet. Yetki. Yetki belgesi. Otorite. Uzman. Hüküm. Bilirkişi. Bilgisayar, hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. İtibar. Yetke.

Office : İma. Çalışma yeri (ofis). Yazıhane. Kalem. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Kiler. Ticarethane. Ambar. Dini tören.

Federal agency : Devlet müessesesi.

Thai : Tay dili. Tayca. Tayland. Tay. Taylandlı. Tayland'da yaşayan etnik bir grup. Tai dili. Taylandca. Tai. Thai dili.

Army : Topluluk. Asker. Kalabalık. Ordu. Kara ordusu.

Ic : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anladım! (internet kısaltması). Ic. Genellikle bir silikon kırılcacığından yarı iletkene katılmış pek ufak, çok dayanıklı ve kendi başına bir dizge oluşturabilen minielektronik devre. İnspirasyon kapasitesi. Soluk alma kapasitesi. Anlıyorum. Dinlenme durumunda normal bir soluk vermeden sonra en zorlu bir soluk almayla akciğerlere alınan hava hacmi, ıc, inspirasyon kapasitesi. solunum hacmiyle soluk alma yedek hacmi toplamına eşittir. Tümleşik devre. Jeton düştü.

 

Usa : Amerika. Amerika birleşik devletleri. Abd.

Bureau : Acente. Büro. Yazıhane. Ofis. Çalışma masası. Yazı masası. İşyeri. Çekmeceli yazı masası. Çekmeceli dolap. Daire.

Kai synonyms : united states army, national intelligence community, u. s. army, united states intelligence community, us army, army intelligence, intelligence community, government agency.