Kamaş nedir, Kamaş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekşi : Biraz kamaş getir çorbaya katalım.

Tütünün dip yaprakları.

Kamaş ile ilgili Cümleler

  • Göz kamaştırıcı doğal güzelliği ile Fiji, çiftler için en uygun tropikal tatil cennetidir.
  • “O sıralar Avrupa'da bir büyük piyano ustası gözleri kamaştırıyordu.”
  • Yarın göz kamaştırmak isteyeceksin.
  • “Güneş hiç olmadığı kadar parlaktı, gözlerim kamaştı.”
  • Güneş göz kamaştırıcıdır.
  • O 22 yaşında göz kamaştırıcı bir kızdı.
  • Maria göz kamaştırıcı.
  • Gözlerim güneşten kamaştı.
  • Bence göz kamaştırıcısın.
  • Benim gözüm kamaştı.

Kamaş ile ilgili Atasözü veya Deyim

baba koruk (veya erik) yer, oğlunun dişi kamaşır : “babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker” anlamında kullanılan bir söz.

dede (veya dedesi) koruk yer, torununun dişi kamaşır : “eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür” anlamında kullanılan bir söz.

göz kamaştırmak (veya almak) : kuvvetli ışık veya parlaklık, kısa bir zaman için görüşü bulandırmak Mecaz anlamı bir niteliğiyle hayran bırakmak.

gözü (veya gözleri) kamaşmak : güçlü bir ışık sebebiyle göz bakamaz olmak Mecaz anlamı çok etkilenmek.

Kamaş anlamı, tanımı

Kama : Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti

 

Göz kamaşması : Işıklılıkların uygun olmayan dağılışı, ya da çok yüksek ışıklılıklar, ya da zaman ya da uzay içindeki aşırı ışıklılık farkları sonucu, nesneleri ayırt etme yeteneğinde bir azalma, ya da görme eyleminin eziyetli olması ya da her ikisini de kapsayan görüş koşulları, bk. dolaylı göz kamaşması, dolaysız göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması, yansımayla göz kamaşması, köreltici göz kamaşması.

Göz kamaştırıcılık : Göz kamaştırıcı olma durumu.

Kamaşık : Kusur, pot : Amma kamaşık yaptın. Beceriksiz, tembel, uyuşuk. Uyuşuk. Küçük kusur: O kadarcık kamaşığa bakılmaz.

Kamaşıp kalmak : Şaşırıp kalmak.

Kamaşuh : Kusur, pot : Amma kamaşık yaptın. Beceriksiz, tembel, uyuşuk.

Köreltici göz kamaşması : Bir süre, herhangi bir nesnenin görülmesine engel olacak derecede güçlü gözkamaşması. bk. göz kamaşması.

Ruhbilimsel göz kamaşması : Rahatsız edici bir duyulanma doğuran ama görüşü bozması ille de gerekli olmayan göz kamaşması. bk. göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması.

Yansımayla göz kamaşması : Bakılan, ya da bakılana yakın bir yüzeyden, bir ışık kaynağının düzgün yansımayla gözkamaştırması. bk. düzgün yansıma, göz kamaşması.

 

Göz kamaştırıcı : Gözün kamaşmasına, bir süre göremez duruma gelmesine yol açan (ışık). Muhteşem, çok güzel, parlak, görkemli.

Kamaşma : Kamaşmak işi.

Kamaşmak : Ekşi bir şey sebebiyle dil, damak veya diş uyuşmak.

Kamaştırma : Kamaştırmak işi.

Kamaştırmak : Kamaşmasına neden olmak.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Katal : SI birim sisteminde enzim aktivitesi birimi 1 saniyede 1 mol substradı ürüne dönüştüren enzim aktivitesi 1 kataldır. Bir saniyede bir mol substratı ürüne dönüştüren enzim etkinliği, kat.

Tütün : Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum). Duman. Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

Çorba : Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

Diğer dillerde Kamasit anlamı nedir?

İngilizce'de Kamasit ne demek ? : kamacite