Kapı çuhadarı nedir, Kapı çuhadarı ne demek

Kapı çuhadarı; bir tarih terimidir.

Tarih'teki anlamı:

Osmanlı devlet örgütlerinde ayak işlerinde, özellikle postacılık görevinde kullanılan kimse.

Kapı çuhadarı kısaca anlamı, tanımı:

Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Gidere yol açan gereksinim. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat.

Çuha : Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Devlet : Büyüklük, mevki. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk. Talih.

 

Teşkilat : Örgüt.

Ayak : Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Halk edebiyatında uyak. Bacak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Basamak. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Vücudun belden aşağı bölümü. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler.

Postacılık : Postacının görevi. Posta işletme işi.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. İşlev. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.