Kapara nedir, Kapara ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Balık pulu.

Başı yarım küre şeklinde olan bir çeşit ayakkabı ve sandık çivisi.

Kapara hakkında bilgiler

Kaparot (İbranice: כפרות, Tekil: Kapara) bazı Yahudilerce Yom Kippur arifesinde uygulanan bir Yahudi ayinidir. Kişi, tavuğu veya bir tutam demir parayı bir başkasının kafasının üzerinde üç kere çevirerek o kişinin günahlarını sembolik olarak tavuğa veya paraya geçirir. Ardından tavuk kesilir ve oruç öncesi öğün olarak fakirlere verilir. Eğer kapara için kullanılan nesne paraysa, bu para fakire, oruç tutmaya başlamadan önceki öğününü alması için verilir. Kapara [כפרה], kaparotun tekil hali olup kefaret anlamına gelir; İbranice k-p-r kökünden meydana gelen kelime "kefaret etmek" anlamını taşır. Yahudi dini uygulaması olan Kaparot'ta, horoz resmen dini ve kutsal kase görevi görüp kişinin kafası üzerinde sallandırılır ve Kefaret Günü olarak da bilinen Yom Kippur arifesinde akşamüstü kurban edilir. Kurbanın amacı, sembolik olarak tavuk kullanılıp, insanoğlunun günahlarından kefaret etmesidir ve bunun için Eski Ahit'ten Yeşaya 1:18 baz alınmıştır. Dini uygulamadan ilk olarak Babil'deki Sura Akademisi'nin gaonu Natronay Ben Hilay tarafından MÖ 853'te bahsedilmiştir. Ben Hilay, bu geneleğin Babil Yahudileri ve Pers Yahudileri tarafından uygulandığından bahseder. 9.yy Yahudi dinadamları, İbranice kelime gever'in hem "adam" hem "horoz" anlamına geldiğini, dolayısıyla horozun insanoğlu yerine dini ve ruhani uygulamalarda ikame edilebileceğini anlatır.

 

Kapara anlamı, kısaca tanımı

Kapar : Akıl. Ruh

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Yahudi dini : İ.Ö. XV. yüzyılda yaşadığı sanılan Musa Peygamber tarafından düzenlenmiş olan din.

Bir başkası : Başkası.

Balık pulu : [Bakınız: pul]. Camsı emaye kaplamalarda görülen bir tür yüzey çatlağı. Alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar.

Oruç tutma : Kutsal sayılan günlerde ve zamanlarda, erginleme törenlerinde, kimi büyüsel işlemlerde, belirli bir süreyi gerektiren yeminlerde, ya bütün gün hiç bir şey yememe ya da belirli şeyleri yemeden, içmeden kaçınma.

Yarım küre : İki eşit parçaya bölünmüş bir kürenin her parçası. Yarı küre.

Demir para : Madenî para.

İnsanoğlu : İnsan, âdemoğlu, fâni.

Akşamüstü : Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.

Bir tutam : Çok az, bir tutamlık.

Tekil hal : Toplam firıl nicem sayısı sıfır olan yapı.

Sembolik : Simgesel.

İbranice : Bugün İsrail'de kullanılan Sami dili. Bu dille yazılmış olan.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

 

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Kefaret : Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.

Başlama : Başlamak işi.

Diğer dillerde Kapantılı abanık anlamı nedir?

Fransızca'da Kapantılı abanık nedir ? : consonne occlusive, plosive ou explosive