Balık pulu nedir, Balık pulu ne demek

Balık pulu; Biyoloji, Metalürji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: pul].

Metalürji'deki terim anlamı:

Camsı emaye kaplamalarda görülen bir tür yüzey çatlağı.

Teknik terim anlamı:

Alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar.

Balık pulu anlamı, tanımı

Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri

Pulu : Kümes hayvanlarının yavrusu, piliç.

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Balık pulu hastalığı : İktiyozis.

Camsı emaye : Çelikler üzerine erime yoluyla geçirilen cam kat.

Üst deri : Deriyi oluşturan iki tabakadan dışta olanı, epiderm. Yüksek bitkilerde bütün bölümleri sararak onları dış etkilerden koruyan renksiz, saydam, bir hücreli tabaka, epiderm.

 

Alt deri : Üst derinin altında bulunan ikinci tabaka, hipoderm. Bazı gövde ve yaprakların üst derilerinin altında bulunan, çoğu kez hücre zarları kalınlaşmış özel doku, hipoderm.

Kaplama : Kaplamak işi. Kalınlığı 5 milimetreden az, ince ağaç levha. Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan.

Kaplam : Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü, kapsam, şümul.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Emaye : Üzeri emayla kaplanmış olan. Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme.

Yassı : Yayvan ve düz.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Camsı : Cam gibi saydam olan, cama benzeyen. Yerin içinden yüze çıkan erimiş sıcak maddelerin, soğuma sırasında billurlaşmayıp biçimsiz olarak katılaşmış durumu.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Emay : Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Balık pulu anlamı nedir?

İngilizce'de Balık pulu ne demek ? : fish scale