Flakes türkçesi Flakes nedir

  • Tanecik.
  • Pul.
  • Pullar.
  • İnce parça.
  • Kuşbaşı parça.
  • Kılcal çatlaklıklar.
  • Balık pulu.
  • Acayip tip.
  • Kar taneciği.

Flakes ile ilgili cümleler

English: He can finish ten boxes of corn flakes in one sitting.
Turkish: O, bir oturuşta on kutu mısır gevreğini bitirebilir.

English: No two snowflakes are exactly alike.
Turkish: İki kar tanesi tam olarak benzer değildir.

English: I eat cornflakes for breakfast.
Turkish: Kahvaltı için mısır gevreği yerim.

English: Snow fell in large flakes.
Turkish: Lapa lapa kar yağdı.

English: The snow-flakes became larger and larger, till they appeared like great white chickens.
Turkish: Kar taneleri büyük beyaz tavuklar gibi görününceye kadar gittikçe büyüdü.

Flakes ingilizcede ne demek, Flakes nerede nasıl kullanılır?

Corn flakes : Mısır gevreği. Kahvaltı yemeği olarak yenilen. İşleme tabi tutulan. Mısırdan yapılan çıtır çıtır gevrek.

Oat flakes : Yulaf gevreği. Yulaf taneleri. Besin değerini korumak için buğulanmış düzleştirilmiş ve sonra da pul pul ayrılmış olan bütün yulaf (tahıllarda fırınlamada vs. kullanılan beyazdan altın sarısı rengine kadar değişen).

Soap flakes : Deterjan tanecikleri. Küçük sabun parçacıkları.

Cornflakes : Mısır gevreği. Kahvaltılık gevrek.

 

Oatflakes : Yulaf gevreği. Besin değerini korumak için buğulanmış düzleştirilmiş ve sonra da pul pul ayrılmış olan bütün yulaf (tahıllarda fırınlamada vs. kullanılan beyazdan altın sarısı rengine kadar değişen).

Soapflakes : Küçük sabun parçacıkları. Deterjan tanecikleri.

Flake away : Kavlamak. Kabarıp dökülmek. Kabarıp dökülmek (boya tabakaları vb). Tabaka halinde dökülmek.

Flake off : İnce tabakalar halinde dökülmek. Pul pul dökülmek. Kabarıp dökülmek. Tabaka halinde dökülmek. Kavlamak. Kabarıp dökülmek (boya tabakaları vb). Pul pul soyulmak.

Flake out : Yorgunluktan çökmek. Uyuyakalmak. Çöküp kalmak. İçi geçmek. Uyuyup kalmak. Bitip tükenmek. Yıkılmak. Yorgunluktan bitkin düşmek. Yorgunluktan yığılıp kalmak. Bayılmak.

Flake : Kar taneciği. Pul. Tane. Pul pul olmak. Pullarını yolmak. Pul pul ayırmak. Lapa lapa yağmak. Tanecik. Acayip tip. Soyulmak.

İngilizce Flakes Türkçe anlamı, Flakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Partide : Özdeği oluşturan belirli nicemsel özelliklerdeki en küçük temel nesneciklerden her biri. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Particle : Gramer, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağlaç. Takı. Atom. Fiil kök veya gövdelerine olumsuzluk kavramı veren ek, -ma- eki: yazma-mak (< yaz-ma-mak), yazmama (< yaz-ma-ma), yazmayış (< yaz-ma-yış) yazmayan (< yaz-ma-yan), yazmayınca (< yaz-ma-y-ınca), yazmadı (< yaz-ma-dı), yazmıyor (yaz-mı-yor), yazmamış (< yaz-ma-mış), yazmayacak (< yaz-ma-ya-cak), yazmamalı (< yaz-ma-malı), yazmasa (< yaz-ma-sa), yazma (< yaz-ma) vb. Zerre. Kırıntı. Edat. Parçacık. Parçacık, zerre.

 

Lamellas : İnce levha. İnce tabaka. Katman. Lamel.

Bastard : Sahte. Kurallara aykırı. Yasa dışı. Puşt. Piç (argo terim). Piç. Alçak herif. Herif. Alçak. Teres.

Aspers : Akçe. Türkiye'de ve mısır'da eski gümüş para.

Grain : Damarların düzeni (bir ağaç parçasının içindeki). Çizgi. Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları. Damar. Tahıl. Elyaf. Sepilemek. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zerre.

Mote : Zerre. Toplantı. Toz. Parçacık. Toz tanesi.

Squama : Skuam. Pul, pul biçiminde. yassı kemiğin düz levha halindeki kısmı. bir diptera’nın kanadının anal açısı içerisinde bulunan belirgin lop. Deri pulu. Kabuk. Skuama.

Blazing : Belirgin. Alevlenmiş. Alevlenme. Cayır cayır yanan. Keskin. Yanan. Çarpıcı. Aşikar. Bariz. Alevlenen.

Flakes synonyms : fleck of snow, scales, scale, phony, snowflakes, blaze, flare, asper, imitative, ignition, flake, eccentrics, fire, phoney, queer fish, pars descendes, micelle, odd fish, flaming, screwball, bogus, flack, counterfeit, odd fellow, combustion, motes, micelles, granules, corpuscle, dislodged slices, burning, laminas, lamina.

Flakes zıt anlamlı kelimeler, Flakes kelime anlamı

Genuine : Gerçek. İçi dışı bir. İçten. Samimi. Hakiki. Öz. Sahici. Özgün. Halis muhlis. Asıl.

Conventional : Konvansiyonel. Törel. Uzlaşımsal. İtibari. Geleneksel. Atomik olmayan. Basmakalıp. Alışılagelmiş. Bilinen. Saymaca.