Aspers türkçesi Aspers nedir

  • Türkiye'de ve mısır'da eski gümüş para.
  • Akçe.
  • Pul.

Aspers ile ilgili cümleler

English: I'm casting aspersions on his competency as a statistician.
Turkish: Bir istatistikçi olarak onun yeteneğine iftira atıyorum.

Aspers ingilizcede ne demek, Aspers nerede nasıl kullanılır?

Asperse : İftira atmak. Serpmek. Alnına leke sürmek. Çamur atmak. Alnına leke çalmak. İftira etmek. Lekelemek.

Aspersed : Çamur atmak. İftira etmek. Lekelemek. Alnına leke sürmek. İftira atmak. Serpmek. Alnına leke çalmak.

Asperser : Çamur atan kimse. Kötüleyen kimse. İftira atan kimse.

Aspersers : Çamur atan kimse. İftira atan kimse. Kötüleyen kimse.

Asperses : İftira atmak. İftira etmek. Lekelemek. Alnına leke çalmak. Alnına leke sürmek. Çamur atmak. Serpmek.

Aspersion : Serpme. Haksız suçlama. Leke sürme. İftira. Kara çalma. Hakaret. Karalama. Kutsal su serpme. Çamur.

Aspersorium : Kutsal su serpmek için kullanılan fırça. Kutsal su koymak için kullanılan kase.

Cast aspersions upon somebody : Çamur atmak. İftira atmak.

Claspers : Tutturulmuş veya bağlanmış kişi yada şey. Klips. Filiz. Küçük yumru. Kanca. Asma filizi.

Jaspers : Balgam taşı. Arkansas eyaletinde şehir. Yeşim. Jasper. Alabama eyaletinde şehir. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Yeşim taşı. Yeşimtaşı. Donuk akik. Balgamtaşı.

 

İngilizce Aspers Türkçe anlamı, Aspers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aspers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Report : Rapor vermek. Borsada erteleme. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Söylemek. Her tür konu üzerinde yapılan izleme, inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge. Muhabirlik yapmak. Rapor sunmak. Haber vermek. Nakletmek. Rapor etmek.

Resolution : Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. gözün aynı özelliği gösteren niteliği. Karar. Ayırma duyarlılığı. Önerme. Metanet. Bir mikroskobun örnekteki çok yakın iki noktayı birbirinden ayırt edebilme gücü. çözme gücü. İltihabın iyileşmesi. Eritme. Ayırma gücü. Teklif.

Laminas : Yaprağın ince uzun kısmı. Varak. İnce yaprak. Safiha. İnce tabaka. Zar. İnce levha. Yaprak. Tabaka.

Official document : Resmi varaka. Resmi belge. Resmi evrak. Devlet dairesi tarafından verilen belge.

Document : Yazıyla kanıtlamak. Belge. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Genellikle kalıcı nitelikte ve kişi ya da makinece okunabilen bir veri ile bunun yazılı olduğu veri ortamı. Doküman. Döküman sağlamak. Kanıtlamak. Bir olguyu ya da bir savın doğruluğunu gösteren, basılı da olabilen kanıtlayıcı gereç. Dipnotlar koymak. Belgelendirmek.

Written material : Yazılı materyal. Yazarın yazılı çalışması. Bir yazarın çalışması. Yazılı herhangi bir şey. Yazım eseri. Yazılı malzeme.

Study : Okumak. İncelemek. Çalışma. Çalışmanın yapısı, yapılan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dahil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü. Saygılı olmak. İnceleme. Öğrenimi görmek. Etüt etmek. Tahsil etmek. Gözetmek.

 

Mite : Ufacık şey. Kurt. Akar. Uyuzböceği. Kuruş. Çocuk. Sakırga. Zerre. Böcekçik.

Patent : Patentli. İmtiyazlı arazi. İzin. Açık. Herhangi bir işin ya da tecim işleminin yapılabilmesi için devletçe kişiye ya da tecimsel kuruluşa verilen izin. yurda mal satma ya da yurttan mal çıkarma izni. Ortada. Görünen. Besbelli. İmtiyaz. Buluş hakkı.

Capitulation : Kapitilasyon. Yabancılara tanınan ayrıcalık. Teslim. Yabancı ayrıcalığı. Kapitülasyon. Özet. Avrupa, asya ya da amerika'daki bütün yabancı devletler yararına doğu ve yakın doğu devletlerince tanınan çeşitli ayrıcalıklar. Hulasa. Bir devletin bir anlaşmaya bağlı olarak başka devletlere tanıdığı iktisadi ve sosyal ayrıcalıklar. Şartlı teslim.

Aspers synonyms : patent of invention, political program, piece of writing, written document, take a firm stand, political platform, right of first publication, legal instrument, scale, inclosure, lamina, certification, lucres, copyright, laminae, certificate, credentials, lamellae, preamble, charter, writing, commercial document, predicate, fish scale, article, insist, flakes, written report, asseverate, confession, ballot, flack, clause.

Aspers zıt anlamlı kelimeler, Aspers kelime anlamı

Criticize : Yermek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Tenkit etmek. Eleştiri getirmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kritiğini yapmak. Eleştirmek. Eleştiri yöneltmek. Kritik etmek.

Disclaim : İddiadan vazgeçmek. Vazgeçmek. Yalanlamak. Kabul etmemek. İnkar etmek. Yadsımak. Tekzip etmek. Tanımamak. Danmak. Yoksamak.