Karıncalanma nedir, Karıncalanma ne demek

  • Karıncalanmak işi

"Karıncalanma" ile ilgili cümle

  • "Ama bu sefer, sadece ayak uçlarında değil şakaklarında da bir karıncalanma hissetti." - E. Şafak

Bilimsel terim anlamı:

Kimi ruh hastalıklarında kişinin gerçek olmadığı halde derisi üstünde karınca ve benzeri böcekler geziyormuş duygusuna kapılması.

İngilizce'de Karıncalanma ne demek? Karıncalanma ingilizcesi nedir?:

fermication

Fransızca'da Karıncalanma ne demek?:

agacement

Karıncalanma tanımı, anlamı:

Karınca : Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk. Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica).

Karın : Döl yatağı. İç, gönül, akıl, kafa. Mide. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm.

Beyni karıncalanmak : Zihin yorgunluğundan düşünemez olmak.

Karıncalanmak : Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek. Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak. İlgili cümle: "“Adamcağızın ara sıra ayakları karıncalandıkça dolaşacak bir yeri bile yok.”" R. N. Güntekin. Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak. Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak. mec. Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek. İlgili cümle: "“Satırlar gözünün önünden silinir, gelecekle ilgili düşüncelerim karıncalanırdı.”" N. Cumalı. Tüfek namlusunun içi paslanmak, çürümeye başlamak.

 

Karıncalanma ile ilgili Cümleler

  • Benim sol gözümde bir karıncalanma hissi var.
  • Ayağımda karıncalanma var.

Diğer dillerde Karıncalanma anlamı nedir?

İngilizce'de Karıncalanma ne demek? : n. pitting, tingle, pins and needles, prickle, formication

Fransızca'da Karıncalanma : fourmillement [le], picotement [le]