Karaite türkçesi Karaite nedir

  • Yahudilerin kutsal kitabı tevrat'ı ve hahamların öğretilerini reddeden bir musevi tarikatının ( ms. 8'inci yüzyılda iran'da kurulan) üyesi.

Karaite ingilizcede ne demek, Karaite nerede nasıl kullanılır?

Karaism : Çok eski yahudi karaite mezhebinin ilkeleri. Yazılı tevrat'ın yahudi kanunun tek kaynağı olduğu inancı.

Kara kalpak : Karakalpaklar tarafından konuşulan türk dili. Karakalpak özerk cumhuriyetinin yerlisi veya vatandaşı. Karakalpak.

Kara kalpak autonomous republic : Kara kalpak özerk cumhuriyeti. Özbekistan'ın kuzeyinde bulunan özerk cumhuriyet.

Kara sea : Rusya'nın sibirya bölgesinin kuzeybatı kıyısı ile sınırı olan deniz (kuzey buz denizi'nin bir parçası).

Karabas dog : Kangal köpeği. Karabaş.

Karachi : Karaçi. Karaşi. Karaci. Pakistan'ın en büyük şehri. Garaçi. Azerbaycan'da yaşayan etnik bir grup.

Karakuls : Karakul kuzularından yapılan kuzu derisi. Asya'ya özgü koyun cinsi. Karagül.

Karajan : Bir aile ismi. Herbert von karajan (1908-1989). Yaşamı boyunca berlin flarmoni orkestrası'nın şefliğini yapan 2'nci dünya savaşı'nı takip eden dönemin en tanınmış ve ünlü orkestra şeflerinden avusturya'lı orkestra şefi.

Karacabey merino : Karacabey merinosu. Alman et merinosu koçlarla kıvırcık koyunları arasında karacabey harasında yapılan melezleme çalışmalarıyla elde edilmiş, renk tamamen beyaz, vücutta lekeler görülmeyen, kuyruk yağsız ince ve uzun olan, koçların % 10-15’inde boynuz bulunan, koyunları boynuzsuz olan koyun ırkı.

 

Karan fries cattle : Karan fries sığırı. Hindistan’dan köken alan, holştayn ve tharparkar ırkları kullanılarak geliştirilmiş, 3/8 ila 4/8 oranında hoştayn genotipi taşıyan sütçü sığır ırkı.

İngilizce Karaite Türkçe anlamı, Karaite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Karaite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epizoan : Dış asalak.

Epizoon : Dış asalak. Deri üzerinde yaşayan hayvansal parazit. Dış parazit hayvancık. Epizoon.

Parasitic plant : Asalak bitki.

Ectoparasite : Eksternal parazit. Dış parazit. Konağın üzerinde yaşayan ve çoğunlukla kan emme alışkanlığı olan asalak, eksternal parazit, ektoparazit, dışparazit. Ektoparazit. Dışasalak. Balığın vücudunun dışında yaşayan yaşayan parazit. Dış asalak.

Organism : Vücut. Yapı. Organizma. Uzviyet. Örgenlik. Oluşum. Örgüt. Ayrı ayrı organlar ile hayali olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Canlı varlık.

Entozoan : Parazit. İçparazit. İç parazit (ör. bir bağırsak kurdu veya tenyası). Asalak.

Ectozoon : Ektozoa (bulunduğu vücudun üzerinde yaşayan parazit). Dış asalak.

Entozoon : İç parazit (ör. bir bağırsak kurdu veya tenyası). Parazit. Bağırsak kurdu. Asalak. Entozoer. İçparazit.

Vocalizing : Sesli harf yerine kullanmak. Seslendirmek. Seslendirme. Noktalamak (harf). Vokal yapmak.

Being : Oluş. Mevcudiyet. Olma. Vücut. Yapı. Varlık. Yaşam. Yaradılış. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek.

 

Karaite synonyms : ectozoan, entoparasite, endozoan, singing, endoparasite.

Karaite zıt anlamlı kelimeler, Karaite kelime anlamı

Host : Çok sayı. Bir parazitin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı organizma, konakçı. Bir parazitin veya enfeksiyöz etkenin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı hücre veya organizma. enfekte olmuş canlı. Çokluk. Ev sahibi. Kutsanmış ekmek. (konsere maça vb) ev sahipliği yapmak. Konukçu. Konak. Sunucu.

Leader : Müşteri çeken ucuz mal. Başta gelen kimse. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Lider. Baş. Reis. Öncü. Şef. Önayak. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır.

Karaite ingilizce tanımı, definition of Karaite

Karaite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sect of Jews who adhere closely to the letter of the Scriptures, rejecting the oral law, and allowing the Talmud no binding authority. Opposed to the Rabbinists.