Karakarınca nedir, Karakarınca ne demek
Teknik terim anlamı:
Yaşama yeri olarak çoğunlukla ılıman ülkeleri seçen ve küçük karaciğer kelebeğinin ikinci arakonakçıları arasında bulunan zarkanatlı böcek.
Karakarınca tanımı, anlamı
Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar
Karaka : En geride kalan, başarısız. En son, sonuncu. [Bakınız: kapak].
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Küçük karaciğer kelebeği : En çok 12 mm. uzunlukta olup, geviş getirenlerin, raslansal olarak insanların karaciğer safra yollarında yaşayan, saydam, mızrağımsı emicikurt; kumkelebeği. [Bakınız: karaciğer kelebeği].
Karaciğer kelebeği : Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (Trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (Distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. (Distomum) İlkel-kurtlardan yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir cins. Bunun büyük karaciğer kelebeği (D. hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D. lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşar. İki ara konağı gerektiren gelişmeleri oldukça karışık ve uzundur.
İkinci arakonakçı : Arakonakçısız gelişemeyen asalakları, gelişmelerinin ikinci basamağında besleyip barındıran hayvan.
Arakonakçı : Asalağın, gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konakçılardan herhangi biri; aracı, arahayvan, arakonak. (İnsan köpek tenyasının ve sıtma asalağının arakonakçısıdır. a. bkz, birinci arakonakçı, ikinci arakonakçı.
Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.
Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.
Arakonak : [Bakınız: arakonakçı]. Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bingöl ili, Solhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehrinde, Bulanık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Yaşama : Yaşamak işi.
Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).
İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.
Ilıman : Sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olmayan (yer, iklim), mutedil.
Çoğun : Genellikle.
Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Zarka : Önü açık giysi.
Seçen : İyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran kimse.
Ilıma : Ilımak işi.
Diğer dillerde Karakarınca anlamı nedir?
İngilizce'de Karakarınca ne demek ? : greyish-black ant

Bu kısımda Karakarınca nedir? Karakarınca ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karakarınca tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karakarınca hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.