Karakullukçu nedir, Karakullukçu ne demek
Karakullukçu; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İşçi, gündelikçi.
Tarih terimi olarak anlamı:
Yeniçeri ocağı bölük ve ortalarında odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizlemek, yemek kaplarını yıkamak ve benzeri işler görmekle yükümlü er.
Karakullukçu kısaca anlamı, tanımı
Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar
Karakulluk : İşçi, gündelikçi.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Karakul : Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül.
Yeniçeri ocağı : Osmanlılarda, 1362-63'te kurulup 1826'da kaldırılan, 196 ortadan oluşmuş askeri örgüt. Yeniçeri askerinin küçükten yetiştirildiği askeri kuruluş.
Gündelikçi : Gündelikle çalışan kimse, yevmiyeci. Gündelikle ev işlerinde çalışan kimse.
Ve benzeri : Sayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz, vesaire.
Temizlemek : Arıtmak. Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.
Temizleme : Temizlemek işi. Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.
Gündelik : Gün hesabıyla veya her gün ödenen para, yevmiye. Her günkü, yevmi. Her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günlük iş.
Konuklar : Kastamonu kenti, Cide ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Yozgat şehri, Çayıralan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.
Benzeri : Aynı.
Ortalar : Kars şehrinde, Susuz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ayakkab : Ayakkabı.
Yıkamak : Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek. Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek.
Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.
Yıkama : Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Diğer dillerde Karakul koyunu anlamı nedir?
İngilizce'de Karakul koyunu ne demek ? : karakul sheep

Bu kısımda Karakullukçu nedir? Karakullukçu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karakullukçu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karakullukçu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.