Yeniçeri nedir, Yeniçeri ne demek
Yeniçeri; bir tarih terimidir.
Tarih'teki anlamı:
Yeniçeri ocağında sürekli görev yapan ücretli yaya askeri.
İngilizce'de Yeniçeri ne demek? Yeniçeri ingilizcesi nedir?:
janizary
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Çanakkale ilinde, Çan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yeniçeri hakkında bilgiler
Yeniçeri, (Osmanlı Türkçesi: يڭيچرى, Yeni asker) Osmanlı Devleti’nde askerî bir sınıftı. Kuruluşunu Orhan Gazi veya I. Murad dönemlerine dayandıran farklı görüşler bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarının genişlemesi ile, Hıristiyan çocukların 8-18 yaşlarında alınarak yetiştirilmesi (devşirme) ile oluşturulmaya başlanan Yeniçeri Ocağı, Padişah’a bağlı Kapıkulu Ocakları’nın piyade kısmının büyük kısmını oluşturmaktaydı. Kapıkulu ocaklarının en itibarlısı olan Yeniçeri Ocağı savaşlarda padişahın bulunduğu merkez kolunda bulunur, savaş esnasında padişah onların arkasında ve ortasında at üzerinde dururdu. Sefere gidişlerde ve konaklarda yeniçeriler padişahın etrafında bulunup onu muhafaza ederlerdi. Yeniçeriler barış zamanında İstanbul’u korurlardı. Ayrıca devletin farklı bölgelerinde konumlanmış yeniçeri birlikleri de vardı.
17. yy’dan itibaren Müslümanlardan da Acemi Ocağı’na alım yapılmaya başlandı. Devletin ilk yüzyıllarında çok yararlı olan ve Türklerin Rumeliye yerleşmesinde etkili olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri Ocağı II. Mahmud tarafından 1826’da kaldırıldı. Yeniçeri Ocağı, dünyadaki modern anlamdaki ilk Daimi ordudur.
Rivayete göre Orhan Gazi devşirme çocuklardan kurulu bir ordu kurduğu zaman Hacı Bektaş dergahına gelip yeni kuracağı yeniçeri ocağı için dua istemiştir. Dergahı ziyaret eden Orhan Gazi, orada bulunan pire, "Pir hazretleri, yeni kurduğum ocak için sizden hayır duası almaya geldim" diyerek, duasını istemiş Hacı Bektaş'taki Pir'de, elini çocuklardan birinin başına koyarak: "Bunların adı yeniçeri (yeni asker) olsun diyerek Cenabı Hak yüreklerini ak, pazularını kuvvetli, kılıçlarını keskin, oklarını tehlikeli, kendilerini daima galip buyursun diye dua eder. O yüzden yeniçeri ocaklarına Ocak-ı Bektaş-î-yân , kendilerine Taifei Bektaş-î-yân, Güruh Bektaşiye, Zümre-i Bektaşiye gibi isimler vermişlerdir. Ancak erken dönem Osmanlı tarihçileri Aşıkpaşazade, Neşri, Kemal, Oruç ve anonim tarihler yeniçeri teşkilatının, I. Murat tarafından 1361 yılında Edirne 'nin fethini takiben kurulmuş olduğu konusunda hemfikirdirler. Yeniçerilerin kanun ve kaidelerini içeren Kavanin-i Yeniçeriyan da bu görüşü benimser.
Edirne'nin 1361 yılında fethinden sonra Rumeli'nde gerçekleşen fetihler sonucu savaş esirleri büyük artış göstermişti. Gazilerden Sultan için esir başına beşte bir pencik (penc-i yek) alınmaya başlandı. Genelde her türlü ganimeti askerin elinde bırakmak cömertlik sayılırdı. I. Murat, Çandarlı Kara Halil Hayrettin Paşa'nın arzı üzerine Gelibolu geçidinde Kara Rüstem'e pencik toplama yetkisi verdi. Pencik, her beş esirden biri yahut esir beş değilse değerinin beşte biri olarak toplanmaya başladı. Bu yenilik askerin hiç hoşuna gitmemiş ve bu uygulamadan kaçmak için esirleriyle Anadolu'ya başka yollardan geçmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Evrenos Gazi'ye, pencik'in sınırda toplanması için emir gönderildi ve dini niteliği göstermek üzere tahsil işi için de bir kadı atandı. Çandarlı, devlet elinde toplanan çok sayıda pencik oğlanlarından sultan kapısında yeni bir asker, yeniçeri yapma fikrini buldu. Oğlanlar Bursa civarında Türk köylerine gönderildi ve Türkçeyi öğrenip İslamlaşmaları sağlandı. Sonra bunlar bir kışlada toplanıp sultanın emrinde bir yoldaş ordu, yeniçeri ordusunu oluşturdular. Kökenleri ne olursa olsun, Türk dilini ve İslam dinini öğrenmek üzere Anadolu köylerine gönderilen bu devşirme çocukların sünni-alevi İslam'dan ziyade halk inançlarına eğilim gösterdikleri kuşkusuzdur.
Yeniçeri tanımı, anlamı:
Kapı : Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Ev gezmesi için gidilen yer. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Devlet dairesi. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân.
Teşkilat : Örgüt.
Piyade : Bu sınıftan olan asker. Yaya olarak savaşan askerlerin oluşturduğu sınıf. Yaya. Bir çift kürekle yönetilen bir tür hafif kayık. Piyon.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Derslik. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Asker : Er. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Askerlik görevi veya ödevi.
Yeniçeri ağası : Yeniçeri Ocağının en yüksek subayı ve komutanı.
Yeniçerilik : Yeniçeri asker kuruluşunun olduğu devir. Yeniçeri askerî kuruluşu. Yeniçeri olma durumu, yeniçeri askerliği.
Kulu : Konya iline bağlı ilçelerden biri.
Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.
Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.
Devlet : Mutluluk. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Talih. Büyüklük, mevki.
Kuruluş : Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye.
Gazi : Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse. Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse.
Dönem : Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Yarıyıl. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
Er : Erbiyum elementinin simgesi. Koca. Erkek. Erken. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Rütbesiz asker, nefer. Kahraman, yiğit.
Yeniçeri bayrakları : Yeniçeri ocağında kullanılan bayraklar: imamazam bayrağı, hacıbektaş bayrağı, ağa sancağı, alay bayrağı, kethüda bayrağı, başçavuş bayrağı, başyayabaşı bayrağı, bölük ve orta bayrakları.
Yeniçeri düğünü : Savaşta tutsak düşen yeniçerilerin kurtuluş parasını toplamak amacıyla Ocak'ta düzenlenen eğlence.
Yeniçeri efendisi : Yeniçerilerin ulufe ve künye defterlerini tutan büronun başkanı.
Yeniçeri ocağı : Osmanlılarda, 1362-63'te kurulup 1826'da kaldırılan, 196 ortadan oluşmuş askerî örgüt. Yeniçeri askerinin küçükten yetiştirildiği askerî kuruluş.
Yeniçeri odaları : Yeniçeri kışlaları.
Yeniçeri serdarı : Eyaletlerdeki yeniçerilerin, yeniçeriağasınca atanan en yüksek komutanı.
Yeniçeriağası : Yeniçeri ocağının en yüksek subayı ve komutanı.
Yeniçerioğlu : Yeniçeri ocağı ileri gelenlerinin ocağa yazdırdıkları oğul ve yakınları.
Diğer dillerde Yeniçeri anlamı nedir?
İngilizce'de Yeniçeri ne demek? : [Janissary] n. janissary, janizary
Almanca'da Yeniçeri : n. Janitschar
Rusça'da Yeniçeri : n. янычар (M)


Bu kısımda Yeniçeri nedir? Yeniçeri ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yeniçeri tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yeniçeri hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.