Karayemiş nedir, Karayemiş ne demek

Karayemiş; bir bitki bilimi terimidir.

  • Taflan

Yerel Türkçe anlamı:

Kestane.

Biyoloji'deki anlamı:

Gülgiller (Rosaceae) familyasından, yaprakları basit, koyu yeşil ve derimsi, mor ya da siyahımsı meyveleri yenen, her dem yeşil bitki. Taflan, kocayemiş, Laz yemişi.

İngilizce'de Karayemiş ne demek? Karayemiş ingilizcesi nedir?:

cherry laurel

Fransızca'da Karayemiş ne demek?:

laurier-cerise

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Rize ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Karayemiş hakkında bilgiler

purunus laroserasus

Taflan (Prunus laurocerasus), gülgiller (Rosaceae) familyasından küçük beyaz renkli çiçekler açan, daha çok rutubetli ve gölgeli yerlerde yetişen 5-15 m boyunda, yaprak dökmeyen bir ağaç türü.

Yapraklar derimsi kısa saplı ve oval şekillidir. Orta damar alt tarafta çıkıntı teşkil eder. Çiçeklerin 30 - 40 tanesi bir arada bulunur. Taç ve çanak yapraklari 5 parçalıdır. Meyveleri zamanla siyah renk alır.

Yaprakları şeker, tanen, kalsiyum, oksalat, emülsin, prunasin ihtiva eder. Taze yapraklardan elde edilen taflan suyu, antispazmodik ve öksürük dindirici, bulantı ve karın ağrılarını giderici olarak kullanılır. Fazla alınırsa, zehirlenme yapar. Taze meyveleri yenir. Taze meyvelerinin idrar söktürücü ve taş düşürücü etkileri vardır. Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.

 

Karayemiş kısaca anlamı, tanımı:

Taflan : Gülgillerden, 2-6 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç, karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus).

Karayemiş ağacı : Taflan.

Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.

Küçük : Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz zehir. Beyaz ırktan olan kimse. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan.

Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Çiçek : Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi.

Açan : Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

Rutubetli : Rutubeti olan, nemli.