Karlık nedir, Karlık ne demek

  • Kar kuyusu.
  • Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar veya buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe

Yerel Türkçe anlamı:

Çatıdan akan yağmur damlalarının indiği, 70-80 cm. genişliğindeki yer.

Dam arkalarındaki kar atılan yer.

Yazın kullanmak için kışın kar depo edilen kuyu, çukur.

Üstü hasır kaplı, on litrelik, yuvarlak damacana.

Çobanların koyunları tutmak için kullandıkları ucu kancalı değnek.

Karlık isminin anlamı, Karlık ne demek:

Erkek ismi olarak; Kar kuyusu.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Nevşehir şehrinde, Ürgüp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas ilinde, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Amasya ili, Taşova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Uşak kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Adana kenti, Yüreğir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Çorum ilinde, İskilip ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir şehri, Ilıca nahiyesine bağlı bir bölge. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Afyon kenti, Şuhut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Karlık kısaca anlamı, tanımı:

Karlı : Kar yağan. Üstünde kar bulunan.

Kuyu : İçinden çıkılamayan durum veya yer. Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu. Toprağa kazılan derince çukur.

Hasır : Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden yapılan. Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü.

Örgü : Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Örülerek yapılan, örme. Yapı. Örme işi veya biçimi. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Örülmüş saç bölüğü, belik. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.

Kaplı : Kabı olan. Kaplanmış olan. Ciltli.

Koymak : Bırakmak. Bırakmak, terk etmek. Katmak, eklemek. İmza, tarih, adres yazmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.

Bölme : Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Dört işlemden biri, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer.

 

Soğutucu : Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen, soğutmaç. Soğutma özelliği olan, frigorifik. Buzdolabı.

Kar kuyusu : Yazın kullanılmak üzere içinde kar saklanan kuyu, karlık.

Kar : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.