Karst plain türkçesi Karst plain nedir

  • Karst ovası.
  • Bk. gölova.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Karst plain ingilizcede ne demek, Karst plain nerede nasıl kullanılır?

Karst : Karst (coğ.). Karst.

Plain : Sade bir biçimde. Vuzuh. Süssüz. Yalın bir dille. Düz. Ova. (sürekli) şikayet etmek. Sadelik. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın.

Karst lake : Düden gölü. Kireçtaşı, alçı taşı gibi suda kolay eriyen kayaçlardan oluşma yörelerde açılmış kimi düdenleri dolduran göl. Karstik göl.

Karst landscape : Karst yer biçimi gösteren bölge. Karst yöresi.

Karst morphology : Karst morfolojisi. Karst biçimleri. Eriyebilen kayaçların kalın ve sürekli katmanlar oluşturduğu alanlarda, yerüstü ve yeraltı sularının yarattığı kendine özgü yer biçimleri.

Karst phenomenon : Kireçtaşı ya da dolomitli bölgelerde, suların bu kayaçları eriterek yaptığı kimyasal aşındırma olayları. Karst olayları.

İngilizce Karst plain Türkçe anlamı, Karst plain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Karst plain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Afforestation : Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.

Karst plain synonyms : air route, agrarian geography, agricultural production, agricultural specialisation, ageing of the population, adventife cone.