Karsts türkçesi Karsts nedir
- Karst (coğ.).
- Karst.
Karsts ingilizcede ne demek, Karsts nerede nasıl kullanılır?
Karst lake : Düden gölü. Karstik göl. Kireçtaşı, alçı taşı gibi suda kolay eriyen kayaçlardan oluşma yörelerde açılmış kimi düdenleri dolduran göl.
Karst landscape : Karst yer biçimi gösteren bölge. Karst yöresi.
Karst morphology : Karst morfolojisi. Eriyebilen kayaçların kalın ve sürekli katmanlar oluşturduğu alanlarda, yerüstü ve yeraltı sularının yarattığı kendine özgü yer biçimleri. Karst biçimleri.
Karst phenomenon : Kireçtaşı ya da dolomitli bölgelerde, suların bu kayaçları eriterek yaptığı kimyasal aşındırma olayları. Karst olayları.
Karst pit : Obruk. Kireçtaşları içinde, bacaya benzeyen, 30 m. ya da daha çok derinlikte, genel olarak altında bir yeraltı ini bulunan kuyu.
Karst : Karst (coğ.). Karst.
Kars sheep dog : Kars çoban köpeği. Kars, ardahan, artvin, erzurum, ağrı, ığdır bölgelerinde yetişen, saflığı tescil edilmiş, bölge koşullarına uyumlu, çok iyi koruyucu özelliğe sahip, uyumlu, zeki, akıllı ideal bir çoban köpeği olup baş oldukça büyük, geniş ve iri yapılı ve siyah, tüyleri karışık ve kabarık görünümlü, baş kulak, göğüs altından arkaya doğru olan kısım siyah ağırlıklı, diğer yerler sarıdan kirli sarıya kadar değişen mat renkte ve siyahla yer yer karışmış durumda; ayaklarda sarının tonları hakim ve yukarıya doğru siyahlık artmakta, çok iyi koruyucu özelliğe sahip ve uyumlu, düşmana karşı hırçın, pençelerini rahatlıkla kullanabilen, pençe vurma özelliği olan, akıllı, zeki, koruma içgüdüsü gelişmiş, soğuk ve çevre koşullarına karşı uyumu kuvvetli köpek ırkı, türk-kafkas köpeği.
Karstic lake : Karstik göl. Kalkerli bölgelerde kireç taşlarıyla (caco3) alçı taşlarının (jips) erimesi sonucu oluşmuş çukurlarda toplanan suların meydana getirdiği göller.
Karst plain : Bk. gölova. Karst ovası.
Karstic : Karst özelliği (jeoloji). Büyük miktarda kireçtaşı yatakları olan bölgeye ait veya ilgili. Karstik.
İngilizce Karsts Türkçe anlamı, Karsts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Karsts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beaux arts : Güzel sanatlar. Güzel sanatlar (resim, heykeltıraşlık vs).
Environment : Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Vasat. Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Mekan. Çevre. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Civar. Ortam. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan.
Discipline : Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına, titizlik ve önemle uyması durumu. kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü. Yetiştirmek. Disipline sokmak. Terbiye etmek. Disipline etmek. Disiplin sağlamak. Disiplin. Eğitmek. Cezalandırmak.
Field : Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı. Oyun alanı. Cevaplandırmak. Çayır. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Otlak. Alan. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cevabı yapıştırmak.
Orientalism : Doğubilimi. Oryantalizm. Doğubilim. Doğubilimcilik. Doğu bilimi. Doğu ülke ve uluslarının dilleri, tarihleri, töreleri vb. konular üzerinde uğraşan bilime verilen ad. Şarkiyatçılık.
Fine arts : Uygulamalı olmayıp yalnızca estetik yönden değerlendirilmesi gereken sanat yapıtları. Güzel sanatlar. Toplumsal bilimler.
Neoclassicism : Neoklasisizm. 18 yüzyılda barok ve rokoko'ya tepki olarak çıkmış olan avrupa sanat akımı. Sanat ve edebiyatta klasik stiller ve prensipler kullanma. Neoklasizm.
English : İngilizce. İngilizler. İngiliz. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İngiliz halkı. İngiltere.
Trivium : (orta çağ esnasında) yedi liberal sanatın en düşük üç tanesi (gramer, retorik (belagat) ve mantık). Önemsiz şey. Üç yol ağzı.
Surround : Etrafını sarmak. Kuşatmak. Çevrelemek. Sarmak. Etrafını çevirmek. Etrafını kuşatmak. Kenar. Çepeçevre sarmak. Çevirmek. Kaplamak.
Karsts synonyms : stemmatics, humanistic discipline, performing arts, classicalism, oriental studies, romantic movement, stemmatology, literary study, subject field, subject, art history, occidentalism, surroundings, liberal arts, field of study, classicism, humanities, bailiwick, subject area, history, quadrivium, environs, musicology, romanticism, chronology, philosophy, karst, library science, sinology, linguistics, study, philology.
Karsts zıt anlamlı kelimeler, Karsts kelime anlamı
Romanticism : Duygusallık. Romantizm. Coşumculuk. Çoşumculuk. Romantik ortam.
Classicism : Klasisizm. Klasik biçime uyma. Klasik öğrenimi savunma. Klasizm. Klasik öğrenim. Klasikçilik. Klasisizim.

Bu kısımda Karsts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Karsts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Karsts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Karsts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.