Kedged türkçesi Kedged nedir

  • Tonozlamak.
  • Tonozlanmış.

Kedged ingilizcede ne demek, Kedged nerede nasıl kullanılır?

Kedge anchor : Tonoz demiri.

Kedge : Tonoz çapası. Tonozlamak. Tonozlama ile hareket etmek. Tonoz demiri. Tonoz demiriyle hareket ettirmek.

Kedgeree : Balık ve yumurtalı pilav.

Kedges : Tonoz demiriyle hareket ettirmek. Tonoz demiri. Tonozlamak. Tonoz çapası. Tonozlama ile hareket etmek.

Kedging : Tonoz çapasına bağlı yoma ile istikamet değiştirme. Tonozlamak.

Sheep ked : Koyun kene sineği. Koyun biti. Koyun sinekbiti. Sinek biti. Koyun yapağı biti. Yapağı sineği. Koyun biti sineği. Koyun yapağı sineği. Sinekbitleri topluluğundan olup, koyunla keçiden başka, insan, maymun, tavuk ve güvercinlerde de görülen, kanatları körelmiş böcek türü. Koyun sinek biti.

Ked : Hippoboscidae ailesinde bulunan bir tür sinek. Bit sineği.

Anticked : Soytarılık etmek. Muziplik etmek. Tuhaf davranmak. Oynayıp sıçramak. Hoplayıp zıplayan.

Action packed : Çok fazla aksiyon içeren. Heyecanlı durumlarla dolu olan. Heyecanlı.

A marked difference : Bariz fark. Belirgin bir fark.

İngilizce Kedged Türkçe anlamı, Kedged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kedged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Limb : Taçyaprağın üst geniş kenarı. Hale. Uzuv. Ağacın ana dalı. Etraf. Kanat, kol ya da bacaklar. Kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Kol. Şube.

 

Bound : Sınırlarını çizmek. Bağlı. Zıplamak. Sıçramak. Kuşatmak. Kısıtlamak. Sektirmek. Kalgımak. Sınırlamak. Zıplaya zıplaya gitmek.

Kedge : Tonoz demiriyle hareket ettirmek. Tonoz çapası. Tonozlama ile hareket etmek. Tonoz demiri.

Border : Üst sahne boşluğu. Sınırdaş olmak. Hudut. Kenar süsü. Kıyı. Yakına gelmek. Sınırlandırmak. İle ortak sınıra sahip olmak. Tarh. Sınırlamak.

Kedges : Tonoz demiri. Tonoz çapası. Tonozlama ile hareket etmek. Tonoz demiriyle hareket ettirmek.

Boundary : Sinir. Son. Ara hattı. Hudut. Limit. Çeper. Kenar. Sınır. Had.

Kedging : Tonoz çapasına bağlı yoma ile istikamet değiştirme.

Brink : Ağız (kaya, uçurum). Kıyı. Ağız. Kenar. Eşik (felaket için). Kenar (uçurum için). Eşik.

Bounds : Sınırlarını çizmek. Sınır çizgileri. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınırlar. Sıçramak. Sekip geri gelmek. Kısıtlamak. Sınırlamak. Sınır. Zıplamak.

Bordered : Hudut konulmuş. Sınırlanmış. Sınırlandırılmış. Sınırları belirlenmiş.

Kedged zıt anlamlı kelimeler, Kedged kelime anlamı

Legless : Bacaksız. Zil zurna sarhoş.

Kedged antonyms : unbordered.