Keeler türkçesi Keeler nedir

  • Bir soyadı.

Keeler ingilizcede ne demek, Keeler nerede nasıl kullanılır?

Keeled : Alabora edilmiş. Karina edilmiş. Omurgalı.

Keel over : Tepetaklak düşmek. Karina etmek. Alabora olmak. Alabora etmek. Birden devrilip düşmek. Bayılmak. (fenalaşıp vb) düşmek. Devrilip düşmek. Pat diye düşmek. Kendini kaybetmek.

Be on an even keel : Başta ve kıçta çektiği su aynı olmak. Dengede olmak (gemi).

Bilge keel : Yalpa omurgası. Yalpa omurga.

False keel : Kontra omurga. Kuntra omurga.

Keel : Teknecik. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Kömür mavnası. Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı. bazı kemiklerin çıkıntılı parçası. Alabora etmek. Omurga. Gemi omurgası. Gemi. Karina.

Keelhaul : Ceza olarak geminin altından geçirmek. Azarlamak. Fırça atmak.

Keelboats : Büyük sabit omurgalı yat (taşınabilir işler omurgalı olmayan). (denizcilik) omurgalı gövdesi olan küçük derin olmayan kargo gemisi. Altı düz mavna. Irmaklarda çalışan büyük ve yassı gemi. Sabit omurgası olan yat.

Keelboat : Altı düz mavna. Sabit omurgası olan yat. Büyük sabit omurgalı yat (taşınabilir işler omurgalı olmayan). (denizcilik) omurgalı gövdesi olan küçük derin olmayan kargo gemisi. Irmaklarda çalışan büyük ve yassı gemi.

 

Keep on an even keel : Sakin olmak. Soğukkanlılığını yitirmemek.

İngilizce Keeler Türkçe anlamı, Keeler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keeler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Terminator : Son veren. Ay ve gezegenlerin görünen, aydınlık parçası ile karanlık parçasını ayıran çizgi. Araçizgi. Işık ve gölge arasındaki sınır. Rna polimerazın transkripsiyonunun durmasına neden olan dna dizisi. Bilgisayar, biyoloji, uzay alanlarında kullanılır. Sonlandırıcı. Sonlayıcı. Terminator. Sınırlayan şey.

Murderer : Katil. Adam öldüren kimse. Cani. Adam öldüren. Kıyacı.

Somebody : Kimse. Birisi. Önemli birisi. Bir kimse. Bazısı. Kimisi. Şahsiyet. Önemli kimse. Biri.

Seedman : Tohumcu.

Trader : Tacir. Tecimsel işlerle uğraşan kişi. Ticaret erbabı. Ticaret adamı. Tüccar. Gömlekçi. Tecimen. Borsa simsarı. Ticaret gemisi.

Someone : Kimse. Biri. Şahsiyet. Önemli kimse. Birisi. Bir kimse.

Eradicator : Yok eden kimse veya şey. Tahrip eden şey veya kişi. Yok edici. Silici. Yok eden kişi. Yok eden (kökünü kazıyan) kimse veya şey. Kimyasal mürekkep gidericisi. Yok eden.

Cheesemonger : Peynirci.

Hardwareman : Demir hırdavatçı. Hırdavatçı. Donanımcı. Nalbur.

Exterminator : İmha edici. İmha eden kimse. Yok edici.

Keeler synonyms : stock trader, slop seller, stamp dealer, slopseller, bibliopolist, horse trader, public executioner, strangler, barrow man, soul, bibliopole, abdel, ironmonger, bargainer, garroter, abaya, abbott, abargil, draper, abidal, fishmonger, fence, manslayer, poisoner, abderhalden, merchandiser, individual, barrow boy, abou hatzira, abu, abramovitch, throttler, executioner.

 

Keeler zıt anlamlı kelimeler, Keeler kelime anlamı

Stand still : Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak.

Keeler ingilizce tanımı, definition of Keeler

Keeler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One employed in managing a Newcastle keel. Called also keelman.