Keep alive türkçesi Keep alive nedir

  • Hayatta kalmak.
  • Canlı tutmak.
  • Hayatta tutmak.
  • Yaşatmak.
  • Ayakta tutmak.

Keep alive ingilizcede ne demek, Keep alive nerede nasıl kullanılır?

Keep : Bakmak. Kalmak. Kale. Bakım. İç kale. Tutmak. Yönelmek. İlerlemek. Saklamak. Konumunda tutmak.

Alive : Canlı. Haberdar. Diri. Hayatta. Elektrikli. Sağ. Diri diri. Zinde. Hareketli. Faal.

Keep a close watch : Yanında durmak. Gözetim altında tutmak. Dikkatli izlemek. Yakından takip etmek.

Keep a close watch on : Sıkı bir gözetim altında tutmak. Gözetim altında tutmak. Sürekli izlemek. Yakından izlemek.

Keep a cool head : Sakin kalmak. Kendine hakim olmak. Sakin olmak. Kontrolünü kaybetmemek. Soğukkanlı olmak. Panik yapmamak.

Keep a diary : Günlük tutmak.

İngilizce Keep alive Türkçe anlamı, Keep alive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep alive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Keep up : İdame etmek. Yüksek tutmak. Devam etmek. Yukarıda tutmak. Yüksekte tutmak. Bakımını sağlamak. Ayak uydurmak. Bozmamak. Ayakta kalmak.

Sustains : Çekmek. Geçindirmek. Onaylamak. Sürdürmek. Maruz kalmak. Cesaret vermek. Uğramak (kötü bir şeye). Katlanmak. Devam ettirmek. Uğramak.

Sustain : Kabul etmek. Notayı uzatmak. İyi oynamak (rol). Para sağlamak. Geçindirmek. Telli çalgılarda çalgının yapımında kullanılan ağaç, köprü, tel gibi birçok bileşene bağlı olarak farklılık gösterebilen, tele vurulması ile başlayan tınının tamamen susmasına kadar geçen süre. Güç vermek. Finanse etmek. Devam ettirmek. Sürdürmek.

 

Keeping up : Yukarıda tutmak. İdame etmek. Geçindirmek. Su üstünde tutmak. Yüksek tutmak. Yüksekte tutmak. Ayakta kalmak. Seviyesine ulaşmak. Devam etmek.

Survived : Kalmak. Yadigar kalmak. Dayanmak. Göğüs germek. Daha uzun yaşamak. Geriye kalmak. Sağ kalmak.

Live : Oturmak. Akım açık. İkamet etmek. Geçinmek. Naklen. Hayatın tadını çıkarmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Beslenmek. Yaşamak.

Survive : Sağ kurtulmak. Kurtulmak. Sağ salim çıkmak. Kalmak. Geriye kalmak. Yaşamayı sürdürmek. Ayakta kalmak. Göğüs germek. Sağ kalmak.

Survives : -den sağ kurtulmak. Kalmak. Uzun yaşamak (birinden). Sağ kalmak. Daha uzun yaşamak. Baki kalmak. Ayakta kalmak. Dayanmak. Atlatmak.

Upbear : Yükseltmek. Desteklemek. Dayanmak. Güç vermek. Tutmak. Yükseltilmiş bir pozisyonda desteklemek. Destek vermek. Dayandırmak. Kaldırmak.

Keep alive synonyms : stay alive.