Keep in the background türkçesi Keep in the background nedir

  • Gölgede kalmak.
  • Kendini göstermemek.
  • Geri planda kalmak.
  • Arka planda kalmak.

Keep in the background ingilizcede ne demek, Keep in the background nerede nasıl kullanılır?

Keep : Yiyecek. İlerlemek. İç kale. Bakım. Konumunda tutmak. İşletmek (otel vb). Saklamak. Kalmak. Bakmak. Yerine getirmek.

In : Tutulan. İçinde. İçeri doğru yönelen. İçine. Gelmiş olan. İçeriye. Çok moda olan. Halinde. Mevsimi gelmiş. Da.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Background : Geçmiş deneyimler. Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Artalan. Sosyal çevre. Taban sayımı. Dip. Geri. Arka plan. Arkabakım. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. ön karşıtı.

In the background : Geri planda. Gözden uzak. Arka planda. İkinci planda.

Keep in dark : Bilgi vermemek. Gizlemek.

Keep in : İçeride alıkoymak. Yanar durumda tutmak. İçeride kalmak. Tutmak. Saklamak. Bastırmak. Salıvermemek. Karnını içe çekmek. Frenlemek. Yanmaya devam etmek.

 

Keep in check : Kontrol altında tutmak. Denetim altında tutmak. Disiplin sağlamak.

Stay in the background : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek. İkinci planda kalmak.

İngilizce Keep in the background Türkçe anlamı, Keep in the background eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep in the background ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stay in the background : İkinci planda kalmak.

Kept back : Saklamak. Barındırmak. Geciktirmek. Söylememek. Önlemek. Geride kalmak. Biriktirmek. Gizlemek. Tutmak.

Play second fiddle : Önemsiz işlerle uğraşmak. İkinci derecede olmak. Daha aşağı düzeyde olmak. İkinci derecede rol oynamak. İkinci planda olmak. Önemsiz bir mevkide olmak. Birinin altında olmak.

Keep back : Gizlemek. Alıkoymak. Geciktirmek. Geride kalmak. Saklamak. Biriktirmek. Tutmak. Söylememek. Durdurmak. Önlemek.

Keeping back : Saklamak. Alıkoymak. Önlemek. Biriktirmek. Gizlemek. Barındırmak. Söylememek. Geride kalmak. Durdurmak. Geciktirmek.

Efface oneself : Dikkatleri üstüne çekmemeye çalışmak.

Take a back seat : Arka planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Geri planda yer almak. Bir kenara çekilmek. Kenara çekilmek. Önemini yitirmek. Köşesine çekilmek. Geri plana çekilmek.

Keep in the background synonyms : take a back.