Keep posted türkçesi Keep posted nedir

  • Olaylardan haberdar etmek.
  • Gelişmelerden haberdar etmek.
  • Haberdar etmek.

Keep posted ingilizcede ne demek, Keep posted nerede nasıl kullanılır?

Keep : Kayıt tutmak. Yerine getirmek. Bakım. Himaye. Saklamak. Tutmak. Bakmak. İç kale. Kalmak. Konumunda tutmak.

Posted : Tayin etmek. Postalamak. Afişe etmek. Aktarmak (kayıt). İlan etmek. Postalanan. Asmak (afiş). Görevlendirmek. Yapıştırmak (ilan). Atamak.

Keep a close watch : Yanında durmak. Gözetim altında tutmak. Dikkatli izlemek. Yakından takip etmek.

Keep a close watch on : Gözetim altında tutmak. Yakından izlemek. Sıkı bir gözetim altında tutmak. Sürekli izlemek.

Keep a cool head : Sakin olmak. Soğukkanlı olmak. Kendine hakim olmak. Sakin kalmak. Panik yapmamak. Kontrolünü kaybetmemek.

Keep a diary : Günlük tutmak.

İngilizce Keep posted Türkçe anlamı, Keep posted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep posted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Keep informed : Bilgi vermek. Haberdar olmak. Bilgilendirilmek.

Apprise : Bilgi vermek. Bildirmek. Söylemek. Haber vermek.

Acquaints : Bilmek. Tanışmak. Haber vermek. Bilgi vermek. Tanıtmak. Bildirmek. Vakıf olmak.

Notifies : İhtarda bulunmak. Bilgilendirme yapmak. Tebliğ etmek. İhbarda bulunmak. Haber vermek. Bildirmek. İlam etmek. İhtar etmek.

 

Apprize : Fiyat saptamak. Bilgi vermek. Bildirmek. Haber vermek. (eski kullanım) tahmin etmek. Değerini yükseltmek. Söylemek. Değer vermek. Değer biçmek.

Keep abreast of : Yeni gelişmeleri öğrenmek. Güncel kalmak. İle atbaşı gitmek. Çağını izlemek. Gelişmeleri takip etmek. Gelişmeleri izlemek. (son gelişmelerden) haberdar olmak. (son gelişmeler hakkında) bilgi sahibi olmak. Haberdar olmak.

Inform : Fitnelemek. Bilgilendirme yapmak. Bilgilendirmek. Malumat vermek. Bildirmek. İhbar etmek. Haber vermek. Bilgi vermek.

Informs : Bilgi vermek. İhbar etmek. Haber vermek. Bildirmek.

Apprizes : Haber vermek. Bildirmek. Söylemek. Değer vermek. Fiyat saptamak. (eski kullanım) tahmin etmek. Değerini yükseltmek. Değer biçmek. Bilgi vermek.

Keeping abreast of : Haberdar olmak. (son gelişmelerden) haberdar olmak. Güncel kalmak. Gelişmeleri izlemek. Çağını izlemek. İle atbaşı gitmek. (son gelişmeler hakkında) bilgi sahibi olmak. Gelişmeleri takip etmek.

Keep posted synonyms : acquaint, apprising, apprised, apprized, apprises.