Keeping in touch türkçesi Keeping in touch nedir

Keeping in touch ingilizcede ne demek, Keeping in touch nerede nasıl kullanılır?

Keeping : Uyum. Saklama. Himaye. Gelecekte kullanmak için ayırma. Muhafaza etme. Geçindirme. Koruma. Tutma. Nezaret. İşletme.

In : Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. İçeriye. Çok moda olan. İçeri. Da. İçine. Mevsimi gelmiş. Olarak. İktidardaki.

Touch : İle ilgilenmek. İncitmek. Temas. Eline su dökmek. Kırmak. Taç. Kullanmak. Elini sürmek. Para sızdırmak. Teğet geçmek.

Keeping in mind : Unutma.

Get in touch : İletişim kurdu. Bağlantıda olmak. Bağlantıda oldu. İletişim halinde olmak. Temasta olmak. Temasa geçti. İlişki kurmak. Temasa geçmek.

Keep in touch with : İletişimde kalmak. İle ilişkiyi koparmamak. İle teması sürdürmek. Sürekli temasta olmak. Bilgi almak. İle ilişkiyi sürdürmek (bir kimse). İle iletişim içinde kalmak. Bağlantıyı koparmamak.

Keep in touch : İrtibatta olmak. İletişimi koparmamak. İrtibat halinde olmak. Görüşmek. Temas halinde olmak. Temas içinde olmak. İletişim halinde bulunmak. İlişkiyi kesmemek. Temas halinde bulunmak. Münasebette bulunmak.

Stay in touch : İletişimde kalmak.

Keeps in touch : İletişim içinde. İle iletişimini sürdürüyor. Temas halinde. İle bağlantısını sürdürüyor.

 

Getting in touch : Temasa geçti. İletişim kurdu. Bağlantıda oldu.

İngilizce Keeping in touch Türkçe anlamı, Keeping in touch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keeping in touch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confer on : Akademik derece vermek. Vermek. Unvan vermek. Fikrini almak. Görüşünü almak.

Keep in touch : Münasebette bulunmak. Temas halinde bulunmak. Temas içinde olmak. İrtibat halinde olmak. Temas halinde olmak. İletişim halinde bulunmak. İrtibatta olmak. İlişkiyi kesmemek.

Argued : İtiraz etmek. Münakaşa etmek. Savunmak. Kandırmak. Belli etmek. Göstergesi olmak. Karşı gelmek. İddia etmek. İkna etmek.

Consult : Başvurmak. Danışmanlık vermek. Danışmanlık yapmak. Görüş alışverişinde bulunmak. Dikkate almak. Danışmanlık etmek. Sormak. Bakmak. Müracaat etmek.

Approached : Ulaşmak. Andırmak. Yaklaşım. Yaklaşmak. Yaklaşma. Yanaşmak. Benzemek. Temasta bulunmak. Çok benzemek.

Touch base : Bağlantı kurmak. Konuşmak. Bir insanla temasa geçmek. Buluşmak.

Canvasses : Brandayla örtmek. Propaganda yapmak. Branda. Kamuoyu yoklaması yapmak. Kanava. Keten bezi. Reklam yapmak. Tente. Yelken bezi.

Approaches : Andırmak. Temasta bulunmak. Başvurmak. Yaklaşımlar. Girişmek. Ulaşmak. Yaklaşmak. Girişler. Yanaşmak.

Argue : Becelleşmek. Göstergesi olmak. İtiraz etmek. İspatı olmak. Belli etmek. Tartışmak. İkna etmek. Çekişmek. Savunmak. İddia etmek.

Confer with : Danışmak. -ile danışmak. Müzakere etmek. -den öğüt istemek. -ile görüşmek.

Keeping in touch synonyms : conferred, argues, canvassed, confers, arguing, confer, canvass, approach.