Keeping up türkçesi Keeping up nedir

  • Yukarda tutmak.
  • Yüksekte tutmak.
  • Ayakta kalmak.
  • Su üstünde tutmak.
  • Yukarıda tutmak.
  • Geçindirmek.
  • Sürdürmek.
  • Bozmamak.
  • İdame etmek.
  • Ayakta tutmak.
  • Yüksek tutmak.
  • Seviyesine ulaşmak.
  • Ayak uydurmak.
  • Devam ettirmek.
  • Devam etmek.

Keeping up ile ilgili cümleler

English: Tom has trouble keeping up with the rest of his class.
Turkish: Tom'un sınıfının geri kalan kısmına ayak uydurma sorunu vardı.

English: I gave up keeping up with trends.
Turkish: Tendlere yetişmekten vazgeçtim.

English: Ali is having trouble keeping up with the rest of the class.
Turkish: Ali sınıfın geriye kalanına ayak uydurmak için sorun yaşıyor.

English: Tom has trouble keeping up with the rest of the class.
Turkish: Tom'un sınıfın geri kalanına ayak uydurmada sorunu var.

English: Is your salary keeping up with inflation?
Turkish: Maaşın enflasyona ayak uyduruyor mu?

Keeping up ingilizcede ne demek, Keeping up nerede nasıl kullanılır?

Keeping : (defter) tutma. İşletme. (evrak vb) muhafaza etme. Saklama. Muhafaza etme. Geçimini sağlama. Gelecekte kullanmak için ayırma. Nezaret. Himaye. Bakım.

Keeping up to date : Değişime açık olmak. Haberlere dikkat etmek. Modernleşmeye açık olmak. Güncel kalmak.

Keeping abreast of : (son gelişmeler hakkında) bilgi sahibi olmak. Gelişmeleri izlemek. (son gelişmelerden) haberdar olmak. Çağını izlemek. Haberdar olmak. Güncel kalmak. Haberdar etmek. Gelişmeleri takip etmek. İle atbaşı gitmek.

 

Keeping accounts : Hesap tutmak. Mali kayıtlar tutmak.

Keeping aloof : Uzak durma.

İngilizce Keeping up Türkçe anlamı, Keeping up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keeping up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upbear : Yükseltilmiş bir pozisyonda desteklemek. Dayandırmak. Yükseltmek. Kaldırmak. Destek vermek. Tutmak. Dayanmak. Desteklemek. Güç vermek.

Upholding : Desteklemek. Tarafını tutmak. Kaldırmak. Tasdik etmek. Yukarı kaldırmak. Onaylamak. Tutmak. Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi).

Elongate : Gerip uzatmak. Çekip uzatmak. Uzatmak. Uzamak. Bir nesneyi uzatmak.

Attend : Bulunmak. Beraberinde getirmek. Dinlemek. Beklemek. Bakmak. Kulak vermek. İştirak etmek. Dikkatini vermek. Hizmet etmek. Katılmak.

Maintained : Bakmak. Korunmuş. Sağlamak. Korunan. Korumak.

Maintain : Yollamak. Bakım yapmak. Korumak. İdame ettirmek. Bakımını yapmak. Sağlamak. Bakmak. Savunmak.

Continues : Olagelmek. Sürmek. Ertelemek. Devamı gelmek. Uzamak. Uzatmak. Kalmak.

Upholds : Sürdürmek (ingiliz ingilizcesi). İltizam etmek. Desteklemek. Muhafaza etmek. Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi). Tasdik etmek. Uygun bulmak. Kaldırmak.

Go on : Yerine geçmek. Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde). Konuşup durmak. Yanmak. Olmak. Dayanmak. Güvenmek. Bel bağlamak. Geçmek (zaman).

Keeping up synonyms : kept up, keep going, attunes, uphold, set up, carry forward, subsist, subsisted, attended, perpetuated, feed, carry on, extend, maintaining, provide for, humoured, attuning, perpetuates, continue, carrying forward, bring down, catch up, subsists, kept, carry over, keep pace, elongates, carrying over, humor, draw, humours, keep alive, support.