Kefen nedir, Kefen ne demek

Kefen; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kefen" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gül değil, arkasında kanlı kefen / Sen misin, sen misin garip vatan?" - N. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Dikenleri yakıldıktan sonra kıyılarak hayvana verilen bir kır otu, keven.

Kefen hakkında bilgiler

Kefen, ölen kişinin, kabre konulmadan önce sarıldığı bez.

Erkekler için, kamis, izar, lifafe; kadınlar için ise, kamis, izar, lifafe, baş örtüsü ve göğüslerin üzerine bağlanan bezden ibarettir.

Yeteri kadar bez bulunamayacak olursa, erkekler için izar ve lifafe, kadınlar için de izar, lifafe ve baş örtüsü kâfi görülür. Bu kadar da bulunamazsa, cenaze bir beze sarılıp gömülür. Kefenin beyaz ve pamuklu kumaştan olması tercih edilir.

Kefen tanımı, anlamı:

Beyaz : Beyaz zehir. Ak, kara, siyah karşıtı. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü.

Kefe : Terazi gözlerinden her biri. Semercilerin atların tüylerini parlatmak için kullandığı bir araç türü.

Kefen alacak kişi yüzünden belli olur : "bir kimsenin herhangi bir eyleme girişeceği, o eyleme girişmesini zorunlu kılan durumlardan anlaşılır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Kefeni boynunda olmak : Her an ölümü göze almak.

Kefeni yırtmak : Ağır bir hastalıkta ölüm tehlikesini atlatmak.

Kefenin cebi yok : "ölürken mal veya para götürülmez" anlamında cimrileri eleştirmek için söylenen bir söz.

Kefen bezi : Kefen.

Kefen parası : Ölüm durumunda gerekli masrafların görülmesi için ayrılmış para.

Kefen soyucu : Mezar soyguncusu.

Kefenci : Cenaze gereçleri satan kimse. Zorba.

Kefenleme : Kefenlemek işi.

Kefenlemek : Ölüye kefen sarmak, tekfin etmek.

Kefenli : Kefene sarılmış. Kefene sarılarak.

Kefenlik : Kefen olarak kullanılmaya elverişli (bez). Kefen almak için ayrılmış (para).

Kefensiz : Kefene sarılmadan. Kefene sarılmamış.

Gömülme : Gömülmek işi.

Yakasız : Yakası olmayan.

Gömlek : Göbek, batın. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon. Dosya kartonu. Basamak, kat, derece.

Mintan : Gömlek üzerine giyilen kollu yelek. Yakasız, uzun kollu erkek gömleği.

Kişi : Eş, koca. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.

Konulma : Konulmak işi.

Erkek : Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Yetişkin adam, bay, er kişi. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Sperma oluşturan organizma. Sert, kolay bükülmez. Koca.

 

Kefencilik : Kefencinin yaptığı iş. Kefenci olma durumu.

Kefene : Semercilerin kullandıkları bir araç Kirli, pis. Asma yaprağı. [kefine]: Semer dikilirken avuç içinde tutulan ortası oyuk demir. (*Yalvaç -Isparta; *Güdül -Ankara) [kefine] : (*Senirkent -Isparta)

Kefengi : Kolay işlenilen yumuşak taş.

Kefenimsi : Kefene benzer, kefeni andırır. İlgili cümle: "“Arkamıza kefenimsi bezler geçirip kuşakla bağladılar.”" F. R. Atay.

Kefenk : Kolay işlenilen yumuşak taş. 1.bk. kevek- Yumuşak maden. İçi delikli, hafif, çabuk kınlabilen, yumuşak (taş vb. için).

Kefenk suyu : İçilmeye elverişli olmayan acı su.

Kefenk taşı : Kolay işlenilen yumuşak taş.

Kefenleyiş : Kefenleme işi.

Kefenloh : Kefenlik (bez)

Diğer dillerde Kefen anlamı nedir?

İngilizce'de Kefen ne demek? : n. shroud, winding sheet, cerement, grave clothes, cerements

Fransızca'da Kefen : linceul [le], suaire [le]

Almanca'da Kefen : n. Sterbehemd, Totenhemd

Rusça'da Kefen : n. саван (M)