Kesinleşmek nedir, Kesinleşmek ne demek

  • Kesin bir durum almak, katileşmek
  • Değişme olanağı olmadan yürürlüğe girmek.

"Kesinleşmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Burada kalmamız kesinleşti."

Kesinleşmek anlamı, tanımı:

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Katileşmek : Kesinleşmek.

Değişme : Değişim. Değişmek işi.

Yürü : "devam et, git" anlamında kullanılan bir söz.

Girmek : Erişmek, ulaşmak. Yazılmak, başlamak. Yemek yemek. Sığmak. Almak, fethetmek. Katılmak. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Bulaşmak. Yüklenmek. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Kavgaya tutuşmak. İyice anlamak, iyice bilmek. Tecavüz etmek, geçmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. Girişmek, başlamak.

Kesin : Kesinlikle. Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu.

Bir : Bir kez. Tek. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Ancak, yalnız. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

 

Almak : Çalmak. Yolmak, koparmak. Satın almak. Göreve, işe başlatmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Soldurmak. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. İçeri girmesini sağlamak. Ele geçirmek, fethetmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Birlikte götürmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kısaltmak, eksiltmek. Kazanç sağlamak. Görevden, işten çekmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Sürükleyip götürmek. İçecek veya sigara içmek. Temizlemek. Erkek, kadınla evlenmek. Kabul etmek. Örtmek, koymak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. İçine sığmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Başlamak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Yer değiştirmek.

Diğer dillerde Kesinleşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Kesinleşmek ne demek? : v. become absolute