Kevi nedir, Kevi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Lehim sürmeye yarayan bakır bir araç.

Yel etkisiyle olan set biminde kar yığını.

Kevi ile ilgili Cümleler

  • Kevin ülkede teyzesi tarafından büyütüldü.
  • Kevin Kanada'ya gitme fikrinden vazgeçti.
  • Kevin Nash'i severim.

Kevi anlamı, kısaca tanımı

Kevidon : Thalidomit için ticari marka

Kevik : İçi delikli, hafif, çabuk kınlabilen, yumuşak (taş ve benzerleri için). Hevenk, sepet ve benzerleri şeyleri asmaya yarayan ağaçtan yapılmış çengel, çivi. Kalburda kalan iri saman ve başak taneleri. Çok zayıf, cılız. İçine ot basılmış hayvan derisi. Koç. Lokma. Yumuşak, çabuk kırılan (taş ve benzerleri için). Aşırma, çalma. Saman.

Kevikci : Arabozucu.

Keviklenmek : Birinden yararlanmak için onu tutar görünmek. Güvenmek. Sevinmek.

Kevikli : Kalburda kalan iri saman ve başak taneleri.

Keviklik : Samanlık. Ot, saman ve benzerleri yemlerin konulduğu yer, samanlık.

Keviksinmek : Ufak ve değersiz şeylere önem vermek.

Kevirdek : Ham ve küçük kavun.

Kevirmek : Bırakmak.

Kevirtmek : Ham ve küçük kavun. Bırakmak.

Keviş : Ayakkabı. Yarışma, yarış : Çocuklar kevişle fasülyeyi kırıp ayıkladılar.

Keviyh : Boynuzlu koyun.

Keviz : Genellikle üzümlerde görülen bir hastalık.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

 

Sürme : Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Lehim : Erime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. Bu alaşımla yapılmış olan işlem.

Bakır : Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Diğer dillerde Ketozit anlamı nedir?

İngilizce'de Ketozit ne demek ? : ketoside