Kew türkçesi Kew nedir

  • Batı londra'nın bir bölgesi (ingiltere).
  • Turks and caicos adalarında bir kasaba.
  • Bir soyadı.

Kew ile ilgili cümleler

English: Look on me, and do likewise.
Turkish: Beni izleyin ve aynısını yapın.

English: Our plan has gone askew.
Turkish: Planımız çarpık gitti.

English: Could you cook a skewer for me, please?
Turkish: Bana bir şiş pişirir misin, lütfen?

English: A naïve fox does not exist. Likewise, there is no such thing as a man without faults.
Turkish: Bir naif tilkisi yoktur. Aynı şekilde, hatasız bir adam diye bir şey de yoktur.

English: Ali is tall and likewise strong.
Turkish: Ali uzundur ve ayrıca güçlüdür.

Kew ingilizcede ne demek, Kew nerede nasıl kullanılır?

Kew tree : Ginkgoaceae familyasından 40 m kadar boylanabilen, yapraklarını döken tabii olarak kuzey çin ve japonya'da yetişen, günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. Ginko ağacı.

Kewl : Süper. (argo terim). Mükemmel. Harika. Çok iyi!. Mükemmel! güzel.

Askew : Eğri. Çarpık. Yan. Yanlamasına. Eğri olarak. Çarpık olarak. Yana doğru.

Bakeware : Frıncı malzemeleri. Fırına dayanıklı eşya. Fırına dayanıklı malzeme. Yanmaz yemek takımları. Fırında pişirme amaçlı kullanılan yanmaz kaplar. Fırında kullanılmaya müsait yemek takımları.

 

Become skewed : Eğrilmek.

Cakewalks : Çocuk oyuncağı. Kolay ve rahat yapılan iş. Dans çeşidi.

Likewise : Be. Benzer şekilde. -da. Aynı veçhile. Aynı biçimde. Bilmukabele. Bir de. Hem. Aynen. Ayrıca.

Bikeways : Bisiklet yolu. Bisiklet patikası.

Cakewalker : Kabararak efelenerek yürüme şeklinde yapılan dans hareketleri. Cakewalk (bir dans türü) dansı yapan kimse. Dansta karşılıklı meydan okuma için yürüyüş hareketleri. Rekabetçi bir yürüyüşe iştirak.

Coefficient of skewness : Çarpıklık katsayısı.

İngilizce Kew Türkçe anlamı, Kew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Virgin : Erden. Ham. Yoz. Bakir (erkek). İşlenmemiş. Bozulmamış. El değmemiş. Bakir. Bakire. Kullanılmamış.

Untested : Test edilmemiş. Doğrulanmamış. Denenmemiş. İncelenmemiş. Kontrol edilmemiş. Araştırılmamış.

Fewer : Daha az. Daha küçük bir miktar. Az.

Fresh : Arsız. Acemilik. Günlük. Serin. Zinde. Yeni olmuş. Yeni. Canlı. Hayat dolu. Dirilik.

Multiplicity : Katlılik. Çeşitlilik. Belirli bir öğecik erke düzeyinde olup, toplam dönüleri s olduğu için (2 s + 1) çakışıklık gösteren durulara ilişkin sayı. Çokluluk. Belirli bir öğeciğin ışıdığı çizgilerin özdeş ya da çok yakın erkeli sayısı. Çokkatlılık. Çok katlılık. Çeğitlilik. Çokluk. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Brand new : Çiçeği burnunda. Gıcır gıcır. Yepyeni. Kullanılmamış. El değmemiş. Hiç kullanılmamış. Son çıkan. Pırıl pırıl. Çok yeni.

Some : Civarında. Aşağı yukarı. Birtakım. Oldukça çok. Oldukça. Bir dereceye kadar. Bir bölümü. Birkaç. Bazı kısmı. Soma.

 

Abidal : Eric abidal (1979 doğumlu). Lyonlu fransız futbolcu.

Parvenu : Sonradan görme. Zıpçıktı. Türedi. Ne oldum delisi. Görmemiş.

Abdel : Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970). Mısırlı subay ve siyasi lider. (arapça) bir ad. Gamal abdel nasser (1918-1970).

Kew synonyms : hardly a, spic and span, new sprung, spick and span, young, unused, abernathy, ade, modern, novel, radical, parvenue, abbott, bran new, revolutionary, abegg, a few, hot, age, rising, abu, adamson, abramovitch, numerosity, untried, abou hatzira, red hot, abargil, sunrise, recent, newfound, abderhalden, refreshing.

Kew zıt anlamlı kelimeler, Kew kelime anlamı

Stale : Çiş (at, sığır). Bitkin. Yatkın. Kaşanmak. Tükenmiş. Yorgun. Bozulmak. Yıpranmış. Bayatlatmak.

Old : Köhne. Kart. Pişkin. ...yaşında. Deneyimli. İhtiyar. Büyük. Eski. Eskimiş. Önceki.

Many : Bir hayli. Binbir türlü. Nice. Kaç. Çok. Çoğu. Bir çok. Hayli. Sürüsüne bereket. Bir yığın.

Kew antonyms : nonmodern, noncurrent, all, more, no.