Kew tree türkçesi Kew tree nedir

  • Ginko ağacı.
  • Ginkgoaceae familyasından 40 m kadar boylanabilen, yapraklarını döken tabii olarak kuzey çin ve japonya'da yetişen, günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Kew tree ingilizcede ne demek, Kew tree nerede nasıl kullanılır?

Kew : Turks and caicos adalarında bir kasaba. Bir soyadı. Batı londra'nın bir bölgesi (ingiltere).

Tree : Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Çıkmaza sokmak. Mil. Ağaçtan. Ağaca çıkarmak. Ağaç şeklinde kristalleşme. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Çarmıh.

Abstract syntax tree : Soyut sözdizim ağacı. Soyut söz dizimi ağacı.

Alder tree : Akçaağaç. Ilıman bölge çalıları veya ağaçları.

Aleppo pine tree : Halep çamı. Camgiller (pinaceae) familyasından, her dem yeşil, iğne yapraklı, 25 m kadar boylanabilen, deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen, ülkemizde kozan civarında görülen bir ağaç türü.

Apple tree : Elma ağacı.

Almond tree : Badem ağacı. Gülgiller (rosaceae) familyasından, 4-8 m yükseklikte, pembe ya da beyaz çiçekli, meyveleri tazeyken çağla olarak, olgunken kuruyemiş olarak yenen, tohumlarından yağ elde edilen, dikensiz ağaçlar. çağla, payam. Badem. Badem üreten ağaç.

 

İngilizce Kew tree Türkçe anlamı, Kew tree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kew tree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Kew tree synonyms : maiden hair tree, a chromosome, abambulacral area, a cell, acacia, aardvarks, a cells, abiotic environment, ginkgo.