Kibrit nedir, Kibrit ne demek

Kibrit; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası.
  • Kükürt.
  • İçinde bu parçaları bulunduran küçük kutu

"Kibrit" ile ilgili cümleler

  • "Sol cebinden sigara paketiyle kibriti çıkardı." - Y. Atılgan

Yerel Türkçe anlamı:

Kenevir çöpü.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Burdur ili, Ağlasun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kibrit hakkında bilgiler

Kibrit, ağaç dallarından yontularak kürdana benzetilen ve başına sıvı yapışkan bir madde sürüldükten sonra, üzerine fosfor içeren bir katı karışım konularak oluşturulan yanıcı madde.

Genellikle bir kibrit kutusu 40 çöp ve bir kibritin tutuşturulması için gereken sağ ve sol yüzeylerinde şerit halinde birer bölge barındırır. Bir kibriti tutuşturmak için kibrit, kibrit kutusunda yer alan bu bölgeye sürtülür. Sürtünme yoluyla oluşan ısınma ve yanma reaksiyonu kibrit çöpünün uç kısmının alev almasını sağlar.

Asıl anlamı kükürt olan kibrit kelimesi Arapça'dan Türkçe'ye geçmiştir. Türk lehçelerinde kibrit, alışqan (Azerbaycan); siriñke, kükirt (Kazak); şireñke, kükürt (Kırgız); gugurt (Özbek); şırpı, kükirt (Tatar); kükürt, otluçöp (Türkmen); serengge, gugut (Uygur) sözcükleri kibrit anlamında kullanılmaktadır.

 

Kibrit ucu, kükürt (S) ve oksitleyici olarak potasyum klorattan (KClO3) oluşur. Potasyum klorat kükürtün yanmasını sağlayan oksijeni veren maddedir. Ayrıca sürtünmeyi artırıcı çok ince cam tozu ve bu karışımı bir arada tutacak bağlayıcı olarak tutkal veya nişasta kullanılır.

Kibrit ile ilgili Cümleler

  • Kibriti yaktım.
  • Bir kibrit çaktı ve mumları yaktı.
  • O ucube bir kibrit kutusunda hamam böcekleri yetiştirir.
  • Tom, bir kibritle mumu yaktı ve ardından kibriti üfleyerek söndürdü.
  • Ali bir kibrit yaktı.
  • Burada birkaç kibritim var.
  • Bütün bebek dişlerini bu kibrit kutusunda biriktirdin mi? Bu iğrenç!
  • Ali kibriti yaktı.
  • Kibriti çakar çakmaz bomba patladı.
  • Kibritlerle oynamamalısın.

Kibrit anlamı, kısaca tanımı:

Sürtünme : Yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri veya her ikisi ötekine göre ters doğrultuda kayan iki cismin durumu, delk. Sürtünmek işi.

Kutu : İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz.

Kükürt : Atom numarası 16, atom ağırlığı 32,06 olan, 119 °C'de eriyen ve 444 °C'de kaynayan, doğada saf veya başka cisimlerle birleşik olarak bulunan, sarı renkli element, sülf (simgesi S).

Kibrit çakmak : Kibriti yakmak için bir yere sürtmek.

Kibrit suyu : "Yerin dibine batsın, ölsün, kahrolsun" anlamında köküne kibrit suyu ve "bir daha ortaya çıkamayacak biçimde yok etmek" anlamında köküne kibrit suyu dökmek (veya kökünü kurutmak) deyimlerinde geçen bir söz.

 

Kibritçi : Kibrit satan kimse. Cimri.

Kibritlik : Kibrit koymaya yarayan yer veya kap.

Birleşim : Birleşme işi. Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi.

Küçük : Niceliği az olan. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı.

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Kara tahta. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası.

Karton : Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart.

Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Müzik eseri. Pasaj. Nesne. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın.

Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

Yontu : Heykel.

Kibrit otları : (Yun. lykos: kurt; pous: ayak) Lycopodiaceae familyasından, çiçeksiz bitkiler grubundan olup, ülkemizde 5, dünyada da 100 kadar türle temsil edilen bir cins.

Kibritçilik : Kibritçinin yaptığı iş.

Kibritotları : (botanik)

Diğer dillerde Kibrit anlamı nedir?

İngilizce'de Kibrit ne demek? : n. match, lucifer match

Fransızca'da Kibrit : allumette [la]

Almanca'da Kibrit : n. Streichholz, Zünder, Zündholz

Rusça'da Kibrit : n. спичка (F)