Kick in the ass türkçesi Kick in the ass nedir

Kick in the ass ingilizcede ne demek, Kick in the ass nerede nasıl kullanılır?

Kick : Tekmelemek. Tepinmek. Vazgeçmek. Çitme atmak. Sızlanmak. Tekme atmak. Teklemek. Vuruş. Geri tepmek (silah). Tekme.

In : İktidardaki. Tutulan. İçinde. Olarak. İçeriye. İçeri doğru yönelen. Çok moda olan. Gelmiş olan. İç. Dahili.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Ass : Aptal. Popo. Eşek herif (argo terim). Makat. Merkep. Küfe. Ahmak. Kıç (argo terim). Evcil afrika eşeği.

Kick in the pants : (argo) azarlamak. Azarlama. Cesaret verici destek. Cesaret verme. Paylamak. Kınamak.

Pain in the ass : Baş belası (argo).

Give a kick in the pants : Defetmek. Başından savmak. Kovmak.

Kick in the teeth : Kötü haber. Hiçe saymak. Beklenmedik sorun. Adam yerine koymamak. Kötü sürpriz.

Kick in : Sonuç vermeye başlamak. (uyuşturucu vb.) etkisini göstermek. Bağışta bulunmak. (yorgunluk vb) çökmek. Etkisini göstermek. Payına düşeni ödemek. Para verme. Ölmek. Tekme atmak. (hap vs.) patlamak.

İngilizce Kick in the ass Türkçe anlamı, Kick in the ass eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Kick in the ass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awkwardness : Biçimsizlik. Hantallık. Eli işe yakışmazlık. Sakarlık. Yakışık almayan. Münasebetsizlik. Uygunsuzluk. Kullanışsızlık. Aksilik. Acemilik.

Acrimonies : Hırçınlık. Keskinlik. Huysuzluk. Acılık. Sertlik. Akrimoni.

Fault : Hata. Eksiklik. Çatlak. Kusur. Kınamak. Suçlamak. Bozukluk. Hatası olmak. Arıza. Fay.

Cantankerousness : Sinirlilik. Aksilik. Hırçınlık. Geçimsizlik. Kavgacı yapı. Huysuzluk. Kavgacılık.

Claudication : Topallık (tıbbi terim). Klodikasyon. Topallamak. Topallama.

Derogatoriness : Hor görme. Kötüleme. Aşağılama.

Disparagements : İtibardan düşürme. Aşağılama. Aleyhinde konuşma. Yerme. Kötüleme. Küçümseme.

Fretting : Aşındırmak. Aşındırma. Endişelendirmek. Kemirmek. Titreşimli aşınma. Sürtme. Kızmak. Üzülmek. Yıpratmak.

Clipping : Kırkım. Kırpılan şeyler. Kupür. Gazete kupürü. Kırpıntı. Kırpma. Haritalama. Kesik. Klipsleme.

Abruptness : Kısa ve ters oluş. Sarplık. Sertlik. Tutarsızlık. Diklik. Anilik. Kabalık. Acele.

Kick in the ass synonyms : disparagement, acridness, thrashing, belittling, humiliation, belittlement, lameness, adverseness, hitches, acrimony, malfunction, abrasions, burdensomeness, profligation, hitch, demeaning, acerbity, attrition, breakdown, biliousness, acerbities, acrimoniousness, overcoming, exinanition, abasement, biles, abasements, derisiveness, adversity, handicap, debasedness, abrasion, conquest.