Kneeing türkçesi Kneeing nedir

  • Diz ile vurmak.
  • Diz ile vurma.
  • Ellerini dizine değdirme.

Kneeing ingilizcede ne demek, Kneeing nerede nasıl kullanılır?

Knee appeal : Hayvanı dize vurarak çağırma. Dizle çağırma.

Knee bend : Diz çökme.

Knee bending : Dizlerin bükük, vücudun ayak uçları üzerinde yere dikey bulunduğu durum. Diz bükme. Diz çökme. Çömelik duruş.

Knee boot : Dize kadar gelen çizme.

Knee breeches : Kısa pantolon. Golf pantolon.

Knee high : Diz boyu. Dize kadar.

Knee deep : Dizboyu. Diz boyu. Diz boyu derinliğinde. Dizlerine kadar batmış.

Knee jerk : Diz refleksi. Refleks. Dizkapağı refleksi.

Knee high to a grasshopper : Çok küçük veya çok genç. Kısa boylu. Çok genç ve küçük. (argo) bacak kadar.

Knee hole : Dizlerin konulduğu boşluk. Dizle için olan yer (masa altında, vs.).

İngilizce Kneeing Türkçe anlamı, Kneeing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kneeing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kneed : Diz yapmış. Dizi bollaşmış. Dizli.

Informed : Haberli. Muttali. Bilgilendirilmiş. Bilgi alan. Haberdar. Tahsilli. Haberi olan. Bilinçli. Aydın. Bilgili.

Unsighted : Nişangahsız. Görülmemiş. Görmeyen. Kör.

Knee : Oynak. Diz kısmı. Dizle vurmak. Dirsek. Paraçol. Diz. Diz bölgesi.

Sightless : Gözleri görmeyen. Ama. Görmeyen. Görmez. Kör.

 

Blind : Saklamak. Jaluzi. Pusu. Kamaştırmak. Bahane. Kör. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Alem. Körletmek. Göz almak.

Eyeless : Göz veya gözleri olmayan. Kör. Gözsüz. Göremeyen.

Wise : Yol. Mantıklı. Suret. Bilge. Mahir. Akıllı. Yöntem. Hikmet sahibi. Alim. Usul.

Kneeing synonyms : wise to, knees.

Kneeing zıt anlamlı kelimeler, Kneeing kelime anlamı

Uninformed : Haberdar edilmemiş. Bilgisiz. Cahilce yapılmış. Bihaber. Haber verilmemiş. Cahil. Habersiz. Malumatsız.

Sighted : Kör olmayan. Gözleri gören.