Diz nedir, Diz ne demek

Diz; bir anatomi terimidir.

  • Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer
  • Oturulduğunda uyluğun üst yanı.

"Diz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir iskemlede ellerini dizlerine sermiş, sessizce oturuyordu." - A. Kutlu

Diz hakkında bilgiler

Diz, uyluk kemiği (femur) ile kaval kemiği (tibia) arasındaki menteşe biçimli bir eklemdir. Eklem iç ve dış olmak üzere iki bölümlüdür Eklem ön taraftan diz kapağı ile korunur.

Eklem içindeki tüm kemik yüzeyler eklem kıkırdağı ile örtülmüştür.

Femur ve tibia arasındaki yük taşıyan kıkırdak yüzeyler, menisküs denilen iki esnek kıkırdaktan yapı ile korunur ve desteklenir. Menisküsler �C� harfi biçimli ve kuş yuvası biçiminde kenarları yüksek ortası ince bir yapıdadır. Bu yapı yuvarlak femur ile düz tibianın yapısal uyumunu sağlar, binen yükün tüm eklem yüzeyine dağılmasını sağlar,gelen darbeleri emer, eklemin sabitliğine yardımcı olur.

Bağlar diz eklemini sabitleyen ana yapılardır. Birbirlerinden tamamen ayrı yapılar olan bağlarla tendonları karıştırmamak gerekir. Bağlar her iki ucu kemiğe yapışan sabit yapılardır, sınırlı esneklikleri vardır. Tendonlar ise bir uçları kemiğe yapışan, diğer uçları adeleyle devam eden, adelenin hareketini kemiğe ileten yapılardır.

 

Diz ile ilgili Cümleler

  • Jale diz çöküyordu.
  • Diz çöküp ona yalvarmaya başladı.
  • Sol diz üzerinde küçük bir alçı gördü.
  • Diz çöktün, af için Tanrı'ya yalvarıyordun.
  • O diz çöktü.
  • Benim diz üstü bilgisayarım çalındı.
  • Diz çök!

Diz anlamı, kısaca tanımı:

Diz çökmek : Dize gelmek. dizlerini yere koyarak oturmak.

Dize gelmek : Baş eğmek, boyun eğmek.

Dize getirmek : Kendisine karşı geleni yenerek buyruğuna uyacak duruma getirmek.

Dizi dibinden ayrılmamak : Yanından hiç gitmemek, ayrılmamak.

Dizini dövmek : Pişmanlık duymak.

Dizleri kesilmek : Dizlerinde derman, güç kalmamak.

Dizlerine kapanmak : Çok yalvarmak.

Dizlerine kara su inmek : Beklemekten veya yorgunluktan güçsüz kalmak.

Dizlerinin bağı çözülmek : Korkudan ayakta duramayacak duruma gelmek.

Diz ağırşağı : Diz kapağı kemiği.

Diz bağı : Dizde çorabın tutturulduğu bağ.

Diz boyu : Dize kadar olan. Çok miktarda.

Diz dize : Dizleri birbirine değecek biçimde birbirine yakın olarak.

Diz kapağı : Dizin diz kapağı kemiği ile kaplı bölümü.

Dizüstü : Bilgisayarın her türlü donanımı ile küçültülerek taşınabilir duruma getirilmiş biçimi.

Diz üstü : Boyu dizlerin üst kısmına gelen (etek, pantolon, çorap vb.). Dizleri yere gelecek biçimde.

Diz yastığı : Taşıtlarda kaza anında diz bölümüne gelebilecek çarpmaların sonuçlarını azaltmaya yönelik hava basınçlı yastık.

Ekmeği dizinde : Nankör.

Üst : Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Giyecek, giysi. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Öte, arka. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı.

 

Yanı : "Demek oluyor ki" anlamlarında bir söz. "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz.

Diz kösmek : Diz çökmek.

Diz kündesi : Diz üzerine gelinerek atılan künde.

Diz tepkesi : Diz kapağının aşağısına vurulunca bacağın ileriye doğru fırlaması.

Diz üstü çökmek : dizleri yere gelecek biçimde eğilmek veya oturmak. İlgili cümle: "“En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü.”" Y. K. Beyatlı.

Diz üstü ile durdurma : Diz üstünü kullanarak topun hızının azaltılması ya da durdurulması.

Diğer dillerde Diz anlamı nedir?

İngilizce'de Diz ne demek? : [DIZ] v. say, utter; report, account; blurt; converse; tell, inform; recite; speak, state

Fransızca'da Diz : genou [le]

Almanca'da Diz : n. Knie

Rusça'da Diz : n. колено (N)

adj. коленный