Knurling türkçesi Knurling nedir

  • Tırtıllama.
  • Kertikleme.
  • Kertik açma.
  • Tırtıl çekme.

Knurling ingilizcede ne demek, Knurling nerede nasıl kullanılır?

Knurling tool : Tırtıl çekme aleti.

Knurl : Topak. Tırtır açmak. Yumru. Pürtük. Tırtıl çekmek. Diş. Tırtıl çekme aleti. Tırtıl. Tırtık. Çentik.

Knurled : Tırtıklı. Tırtıllı. Düğümlü. Budaklı. Pürtüklü. Mahyalı. Çentikli. Torna ile tırtıl çekilmiş. Gofrajlı. Kertikli.

Knurled screw : Tırtıllı vida. Tırtırlı vida.

Knurls : Topak. Çentik. Diş. Tırtıl. Budak. Tırtık. Kordon alanı. Yumru.

Knur : Çıkıntı. Budak yeri. Hokey oyununda kullanılan ağaç top. Filiz (ağaçta). Gofraj. Tırtıl kertik. Ağaç gövdesindeki iri budak.

Knurly : Boğumlu. Düğümlerle dolu. Topak topak. Tırtıllı. Yumru yumru. Budaklı. Pürüzlü.

Knurr : Budak yeri. Çıkıntı. Odun üzerinde veya içindeki budak yeri. Filiz (ağaçta).

İngilizce Knurling Türkçe anlamı, Knurling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knurling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Movement : Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Tempo. Kısım. Çalışma. Akım. Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması. İşleme. Dans hareketi. Manevra.

 

Motion : Çalışma. Yer değiştirme. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. İşleme. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. El ile işaret etmek. Hareket ettirmek. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Nesnenin, tüm ya da kimi noktalarının zamana bağlı olarak yer değiştirmesi olayı.

Motility : Motilite. Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik. Kendiliğinden hareket edebilme. Hareketlilik.

Tending : Yönelme. Bakmak. Eğilimi olmak. Yatkın olmak. Çalmak (yeşile vb.). Yönelmek. Yüz tutmak. Gözetmek. Hizmet etmek.

Care : İlgilenmek. Sorumluluk. Endişelenmek. Umurumda olmak. Umursamak. Koruma. Bakım. Aldırmak. İlgi duymak. İlgili olmak.

Aid : Yardım etmek. Yardımcı. El uzatmak. Yardim etmek. Yardımcı olmak. İnfak. Destek. İane. Yardım. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi.

Attention : Kayıt. Dikkat verme. Hazır ol duruşu. Bilgisayar, eğitim, jimnastik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanın bilme ve uygulama devinimlerini, kendiliğinden ya da istençli olarak belli bir nesne ya da eylem üzerinde toplamasını ve bu nesne ya da eylemin bilinç alanına getirilmesini anlatan bir ansal durum. Dikkat. Vücudun, baş dik, göğüs ilerde, omurga ve bacaklar gergin, topuk ile bitişik kollar doğal yerinde, avuçlar uyluklarda ayakta bulunduğu durum. (cimnastikte çoğu alıştırmalar için bir başlama duruşu. bütün kas aygıtının duruk (statik) çalışmasıyla ulaşılan bir duruş olarak düzeltici değeri çoktur.). Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu. Belli bir noktaya odaklanma. Aldırış.

 

Move : Hareket ettirmek. Kıpırdatmak. Hareket etmek. Tahrik etmek. Taşıma. Duygulandırmak. Oynamak. Devinmek. Oynatmak. Teklif etmek.

Notching : Taraklama. Çentmek. Çentik açma. Uç kesme. Diş diş yapmak. Çetelesini tutmak. Yuva açma. Dişleme. Kertme.

Kneel : Diz büküp selamlamak. Diz üstü oturmak. Matem çanı. Diz çökmek.

Knurling synonyms : serrating.

Knurling zıt anlamlı kelimeler, Knurling kelime anlamı

Straight : Düz (çizgi). Düzgün. Kent. Eşcinsel olmayan kimse. Dosdoğru. Doğruca. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz. Doğru. Düz çizgi.