Koğu nedir, Koğu ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikodu.
Bol, gevşek : Bu çorap koğu örülmüş.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: kohu].
[Bakınız: kov].
Koğu tanımı, anlamı
Koğucu : Dedikoducu, söz getirip götüren, arkadan çekiştiren. Askerlikte izleme kolu. Dedikoducu. [Bakınız: kovcu]
Koğuculuk yapmak : Arkadan çekiştirmek, dedikodu etmek.
Koğuk : Kovuk. Diyarbakır kenti, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Koğuktaş : Muş ilinde, Hasköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Koğulamak : Arkadan çekiştirmek, dedikodu etmek. Dedikodu etmek. [Bakınız: kovlamak].
Koğultak : Delik deşik yer.
Koğuncu : Takipçi, kovalayıcı.
Koğur : Sarı ile siyah karışımı bir renk, koyu kumral, kestane rengi (öküz, inek için kullanılır). Kara, esmer. Kırmızı. Bağ için elverişli toprak. Yanan kıl ya da yün kokusu. Kimseyi beğenmeyen, gururlu, kibirli, kendini beğenmiş. Koyu kumral.
Koğurnıak : Sarhoş nara atmak.
Koğursak : Kısır inek.
Koğursu : Yanan kıl ya da yün kokusu. Yanan yün kokusu.
Koğusa : Öksürük.
Koğuş ağacı : Dağ yamaçlarında yetişen dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç, kayın ağacı.
Koğuşkent : İnsanların, çalışmak için bir başka yerleşim yerine gidip gelmek zorunda bulundukları, iş alanları ve ekonomik etkinlikleri ancak günlük gereksinmeleri karşılamaya yetebilen, başat özelliği oturma işlevinin yerine getirilmesi olan yörekent ya da uydukent.
Koğuşmak : Koşmak. İnek boğaya gelmek. [Bakınız: kovuşmak].
Koğuştak : Aralık : Akşam kapı koğuştak kalmış, üşümüşüm.
Koğuşturma : Ta'kib.
Koğuşturu : Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma.
Koğut : Yılanın deri değiştirdiğinde bıraktığı gömlek.
Koğuz : Aralık. Üzüm salkımları arasında bulunan çürük taneler. [Bakınız: koğuştak]. Eksik, içerisi sıkıştırılarak doldurulmamış, gevşek bırakılmış. Bir kabın dolmaya yakın durumu : Su çoğalmış kuyu koğuz kalmış. Yarıdan yukarı (sıvı için): Bana bir bardak su ver fakat koğuz yap. İçi boş, kof.
Koğuz olmak : İçi boşalmak, içinde boşluk hâsıl olmak.
Od koğu : Kıvılcım.
Seferli koğuşu : Bir sanat okulu durumuna sokulan ve içinde ünlü bilgin, şair, ressam, müzikçi, okçu, pehlivan, berber, tellak gibi sanatçıların yetiştiği içsaray koğuşlarından birinin adı.
Yılan koğudu : Bir çeşit süslü dokuma çuval.
Koğuş : Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
Sübyan koğuşu : Tutukevlerinde suçlu çocukların bulunduğu bölüm.
Diğer dillerde Kogoj süngerimsi püstülü anlamı nedir?
İngilizce'de Kogoj süngerimsi püstülü ne demek ? : kogojs spongiform pustule

Bu kısımda Koğu nedir? Koğu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Koğu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Koğu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.