Kopa nedir, Kopa ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ot ya da saman yığını, küme.
Teknik terim anlamı:
Küpes.
Kopa ile ilgili Cümleler
- Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım.
- Sonra elinde boş tasla çeşmeye doğru bir koşu koparıyor.
- Üç sayfa koparıldı.
- Tom'un yaygara koparmasını istemiyorum.
- Haykırarak, şamata kopararak yarı havada, yarı yerde koşup kendilerini çeşmenin yalaklarına atarlardı.
- Beni yatakta görünce kahkahayı bastı.
- Kendisi belediyeden birkaç gün izin kopararak onları ziyaret edecekti.
- Ben kızımı bilirim, bu tartışmaları bahane ederek Metin'den para sızdıracaktı.
- Ali çitin üzerine tırmandı ve ağaçtan birkaç elma kopardı.
- Tesbih bir yerinden koparsa tüm taneleri dökülür.
- Ali bir pala ile vampirin kolunu kopardı.
- Sana karşı içimde iki katlı bir ana yüreği var. İşte onu koparıp atamıyorum.
- Deve acı bir çığlık atarak yere yığıldı.
- Asker az olmakla kıyamet mi kopar?
- Bir kere palamarı çözmeye muvaffak olsa bir yere kapağı atmanın çaresini bulabilirdi.
- Senin yaygara koparmanı istemedim.
- İrtibatı koparmadık.
- Pencereden kopardığım feryadı pek geç işittiler.
- Onların hepsi paralarını geri almak için yaygara koparıyor.
- Bu video beni gülmekten kopardı.
- Bir zorunluluk olmadan alışkanlıklarımızdan kolay kolay kopamıyoruz.
- Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
- Onları nereden kopardın?
Kopa hakkında bilgiler
Kopa(Ϙ) (Yunanca:Κόππα, Kopa), Yunan alfabesinin eski bir harfidir. Koppa olarak da bilinir. Türkçe'deki Qq sesine denk gelir.
Kopa ile ilgili Atasözü veya Deyim
alışkanlıktan (veya alışkanlığından) kopamamak : belli bir huydan vazgeçememek, alışıklığı bırakamamak.
biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar : herkesin yararlanabileceği şeyden bazıları yararlanır da başkalarına yararlanma fırsatı vermezlerse büyük kavga çıkar anlamında kullanılan bir söz.
cayırtı koparmak : çok gürültü koparmak.
çıbanın başını koparmak : ağır bir sorunun patlak vermesine yol açmak.
çığlık atmak (veya koparmak veya basmak) : kulak tırmalayıcı korkunç sesler çıkararak acı acı bağırmak.
çıngar çıkarmak (veya koparmak) : gürültü, kavga çıkarmak.
dizginleri koparmak : her türlü bağ ve baskıdan kurtulmak.
domuzdan (bir) kıl çekmek (veya koparmak) : sevilmeyen veya eli sıkı olan birinden bir şey alabilmek.
eğreti kuyruk tez kopar : temeli olmayan işlere güvenilmez anlamında kullanılan bir söz.
emanet hayvanın (veya eşeğin) kuskunu (veya paldımı) yokuşta kopar : eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur, hiç umulmadık bir anda bozulur anlamında kullanılan bir söz.
etinden et koparmak (veya kesmek) : çok acı vermek.
feryat koparmak : yüksek sesle bağırmak, haykırmak.
görmemişin oğlu olmuş (çekmiş, çükünü koparmış) : görgüsüz kimse ummadığı bir şeyi elde ettiğinde ne yapacağını şaşırır anlamında kullanılan bir söz.
gürültü çıkarmak (veya etmek veya koparmak veya yapmak) : düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak.
ip inceldiği yerden kopar : bir durum, en çürük yerinden patlak verir anlamında kullanılan bir söz.
ipi koparmak : bağlı bulunduğu kuruluşla veya yakınlığı bulunan kişi ile ilişkisini kesmek.
ipini koparmak : başıboş kalmak.
izin koparmak : güçlükle izin almak.
kahkaha (veya kahkahayı) basmak (veya koparmak veya salıvermek) : kendini tutamayıp yüksek sesle gülmek.
kelle koparmak : olumsuz ve başarısız bir durum sonunda işe, göreve son vermek.
kıyamet mi kopar : ne olur, ne çıkar, ne önemi var anlamında kullanılan bir söz.
kıyametler koparmak : bir şeye çok kızarak bağırıp çağırmak, feryat etmek aşırı gürültülere, kargaşaya yol açmak.
koparıp atmak : koparmak Mecaz anlamı ilgisini kesmek, önem vermemek.
koşu koparmak : hızla koşuvermek, çabucak atılıp gitmek.
palamarı koparmak (veya çözmek) : kaçmak, sıvışmak.
para sızdırmak (veya koparmak) : zorlayarak veya kandırarak birinden para almak.
şamata koparmak : aniden gürültü patırtı çıkarmak.
taş yağar kıyamet koparken : telaşlı ve tehlikeli zamanları anlatan bir söz.
toz koparmak : Toz kaldırmak, meydanı altüst etmek Ad bırakmak.
tuttuğunu koparmak : becerikli olmak, giriştiği her işte başarı sağlamak.
vaveyla koparmak : çığlık atmak.
yaygara koparmak : yaygarayı basmak.
Kopa tanımı, anlamı
Baş koparmak : Baş kesmek: Ali kıran, baş koparan
Çekip koparma kırığı : Kemiklere yapışan adale, tendo veya ligament gibi anatomik bağların şiddetli etkin kasılması veya pasif çekilmeleriyle bunların yapıştığı kemik çıkıntılarının esas kemik gövdesinden koparak ayrılması, avulziyon kırığı, tensiyon kırığı.
Kalarda koparda : Oturma ve yrüme zamanlarında.
Kopa başlamak : Çimlenmeğe, filizlenmeğe başlamak.
Kopa kopa : Koşa koşa.
Kopabilme : Kopabilmek işi.
Kopabilmek : Kopma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Kopaç : İnce ve dar ağızlı bir çeşit çapa.
Kopak : Göllerde su üzerinde yüzen büyük köklü toprak parçası. Çamaşır sepeti. Yonga, ağaç kırıntısı. Kamış kökü.
Kopali : Fındık kırmaya yarayan ağaçtan yapılmış araç. Biber ve buğday dövmek için kullanılan tokmak. Evlilik dışı doğan çocuk, piç. Sopa, tokmak, tokaç.
Kopan : İri kulaklı bir çeşit av köpeği. Zafer kazanan. Ortaya çıkan, harekete geçen.
Kopana : Ağaçtan oyularak yapılan karavanamsı kap, çanak. Ağaçtan yapılmış tekne, yalak. Ufak teneke. Ağaç tekne. (İslambey Pınarhisar Kırklareli).
Kopara : Güldürücü, taklitçi. Ceket.
Koparabilme : Koparabilmek işi.
Koparabilmek : Koparma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Koparal : Kopar ve al anlamında kullanılan bir isim.
Koparatif : Fransızca kökenli cooperatif: kooperatif; ortaklık.
Kopardmak : Koparmak.
Koparınılmak : Kaldırılmak, ayırdılmak.
Koparıverme : Koparıvermek işi.
Koparıvermek : Ansızın veya çabucak koparmak.
Kopartabilme : Kopartabilmek işi.
Kopartabilmek : Kopartma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Koparuşağı : Elâzığ kenti, Hankendi bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kopay : İri kulaklı bir çeşit av köpeği.
Kopayorur : Harekete geçer.
Kuş kopayu : Kuş tutan av köpeği.
Lenger koparmak : Demir almak.
Papara koparmak : Çevresini rahatsız edecek denli yüksek sesle bağırarak kavga etmek.
Savaş koparmak : Kavga çıkarmak.
Söz koparmak : Söz icat etmek, bir şeyler söylemek.
Taş koparmak : İtaatsizlik etmek, sözünden çıkmak.
Taşak koparan : Karşılıksız, parasız, emeksiz her gördüğü şeyi isteyen.
Yürek koparmak : Öldürecek gibi heyecanlandırmak.
Kopal : Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapmakta kullanılan bir tür reçine.
Kopanaki : El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. Bu araç üstünde örülen bir dantel türü.
Koparan : Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.
Koparılma : Koparılmak işi.
Koparılmak : Koparma işi yapılmak.
Koparış : Koparma işi.
Koparma : Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
Koparmak : Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.
Kopartılma : Kopartılmak işi.
Kopartılmak : Kopartma işi yapılmak.
Kopartma : Kopartmak işi.
Kopartmak : Koparma işini yapmak.
Koparttırma : Koparttırmak işi.
Koparttırmak : Kopartma işini yaptırmak.
Diğer dillerde Koordine represyon anlamı nedir?
İngilizce'de Koordine represyon ne demek ? : coordinate repression

Bu kısımda Kopa nedir? Kopa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kopa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kopa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.