Kotaz nedir, Kotaz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yaban mandası.

Püskül.

Kotaz hakkında bilgiler

Nazar boncuğu, insanı kem gözlerden koruduğuna inanılan boncuk. Tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Bu figüre Müslüman, Musevi ve Hristiyan toplumların yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlanır. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Göze aynı zamanda boncuk da denmektedir. Bu bağlamda bakıldığında kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri kullanıla gelmiştir. Ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık kullandığı yerlerde bulundurmaktadır. Nazar boncuğu yapılırken içine kurşun dökülür. Bunun da iyi şans getirdiği söylenir. Mâvi renkli her cam boncuğun nazarı savması gerçekte eski halk inanışına göre mümkün değildir. Bu boncukların mutlaka bulunması gereken özellikleri vardır örnegin kimi ustalara göre mavi üzerine sarı renkli göz yer almalıdır. Ayrıca “Göz Ocağı” niteliğinde özel (daha eski halk inançlarına göre “İyeli/Eyelü”, yâni koruyucu ruhu olan) bir yerde eritilmiş olmalıdır. Nazar boncuğu ocakların kuruluşu da geçmişte özel bir tören ile gerçekleştirilirdi. Bu ocakta başka bir cam işiyle uğraşılmaz, sâdece nazar boncuğu yapılır. O kadar ki, aynı işliğin içerisinde başka cam eşyâlar yapan usta, nazar boncuğu üretmek için yalnızca asıl ocağı kullanır. Ayrıca gerçek bir nazar boncuğunun mutlaka elde yapılması gerekir, makinelerle seri halde üretilen boncuklar bir süs eşyâsı olmaktan öte bir anlam ifâde etmez. Tarihteki Türk topluluklarında Nazar boncuğuna munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi isimler verilmiştir ve bu tabirlerin bazıları günümüzde de bazı ulusların dillerinde yer almaktadır. Sözcük olarak "Boncuk" demektir. Bunlar kişinin veya atın boynuna takılan değerli taş; arslan tırnağı, muska gibi şeylerdir. Attila Han’ın babasının adı da Muncuk’tur. Türk halk inancında Albıs, Gökçe Munçuk (Mavi Boncuk)’tan çok korkar, ki Nazar Boncuğu kavramının kökeninde bu anlayış yatar.

 

Kotaz kısaca anlamı, tanımı

Kota : Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı

 

Çıkış noktası : Bir şeye başlanılan yer.

Nazar boncuğu : Nazar değmesin diye takılan mavi boncuk veya bunun yerini tutan başka şey, göz boncuğu. Eşi benzeri olmayan, tek.

Koruyucu ruh : Kesilen kurbanın ruhunun koruyucu bir görev üstleneceğine ilişkin yaygın halk inancı, karşılığı konut kurbanı.

Çeşit çeşit : Çeşitli olan, türlü türlü. Değişik değişik.

Bulundurmak : Var olmasını, hazır bulunmasını sağlamak. Eksik etmemek.

Mavi boncuk : Nazar değmesin veya göze gelinmesin inancıyla takılan mavi renkli boncuk.

Bulundurma : Bulundurmak işi.

Boncuklar : Karabük ili, Eskipazar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Yanı sıra : Birlikte. Yanında, beraberinde.

Hristiyan : Hz. İsa'nın dininden olan kimse, İsevi, Nasrani.

Uğraşılma : Uğraşılmak işi.

Rastlanı : Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.

Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Koruyucu : Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

Kötü göz : Kem göz.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Gerçekte : Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.

Diğer dillerde Kotasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Kotasyon ne demek ? : quotation