Krills türkçesi Krills nedir

  • Karides benzeri bir deniz canlısı.
  • Kril.

Krills ingilizcede ne demek, Krills nerede nasıl kullanılır?

Krill : Karides benzeri bir deniz canlısı. Kril. Denizlerde yaşayan, balina gibi büyük deniz hayvanlarının beslenmesinde önemli yeri olan, balık beslemede alternatif yem kaynağı olarak dondurularak konserve veya taze olarak kullanılan, protein içeriği yüksek, bir santimetre boyunda bir tür karides. Karidese benzeyen küçük deniz canlısı.

Kriegspiel : Savaşoyunu.

Kris : Dalgalı bıçak ağzı olan endonezya ve malezya'ya özgü ağır kama. Creese. Malezya kaması. Bir tür kama.

Kris kringle : Yılbaşı ile alakalı hayali karakter. Santa klaus.

Krises : Dalgalı bıçak ağzı olan endonezya ve malezya'ya özgü ağır kama. Bir tür kama. Creese.

Krishnaism : Krishna'ya tapma. Krishna'ya ibadet etme.

Balestra and varadharajan krishnakumar g2sls : Balestra ve varadharajan-krishnakumar g2sls.

Akritas plan : Akritas planı.

Balestra and varadharajan krishnakumar g2sls estimator : Balestra and varadharajan-krishnakumar g2sls tahmincisi. Balestra ve varadharajan-krishnakumar genelleştirilmiş iki aşamalı en küçük kareler tahmincisi.

Balestra and varadharajan krishnakumar generalized two stage least squares estimator : .

İngilizce Krills Türkçe anlamı, Krills eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Krills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mow down : Toptan öldürmek (top veya tüfek ateşiyle). Yok etmek. Taramak. Soykırım yapmak. Kurşun yağmuruna tutmak. Biçip öldürmek. Öldürmek.

Extinguish : Lağvetmek. Söndürmek. Bastırmak. Baskın çıkmak. Bitirmek. Ödeyerek bitirmek. Tüketmek. Yok etmek. Yıkmak. Ateş söndürmek.

Off : Soğutmak. Yanılmak. Öldürmek. Baş. Kalkmak. Dışında. İndirmek. Başlangıç. Azalmak.

Kick the bucket : Gebermek. Cehennemi boylamak. Tahtalıköyü boylamak. Eşek cennetini boylamak. Zartayı çekmek. Ölmek. Ruhunu teslim etmek. Kalıbı dinlendirmek. Nalları dikmek. Öbür dünyayı boylamak.

Strangle : Tutmak. Boğazını sıkmak. Gelişimini engellemek. Boğazlamak. Boğarak öldürmek. Bastırmak. Boğmak. Boğazını sıkarak öldürmek. Çanak stratejisi. Gırtlaklamak.

Bore : Bela. Dert. Çap (mermi). Sonda. Sıkıcı tip. Kalibre. Yüksek dalga. Usandırmak. Oyu. Kuyu.

Neutralise : Etkisizleştirmek. Tarafsız olmak. Tesirini yok etmek. Etkisiz kılmak. Tarafsız kılmak (hukuk). Yansızlaştırmak. Tarafsız kılmak. Nötrlemek. (fizik) yüksüz bırakmak. (kimya) bir çözeltinin ne asidik ne de alkalik olmasına neden olmak (ayrıca neutralize).

Stake : Tehlikeye atmak. Kazık. Çıkar. Sırığa bağlamak. İspalyaya bağlamak. Desteklemek. Bahis yapmak. Rest çekmek. Riske atmak. Kazığa bağlamak.

Hit : Dürtüş. Çarpmak. İsabet ettirmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Çarpma. Sarsmak. Vurmak. Sayı. Başarılı film. Olmak.

 

Lynch : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Linç. Kentucky eyaletinde şehir. Linç etmek.

Krills synonyms : pip, counter drill, cash in one's chips, draw and quarter, buy the farm, decease, slay, saber, fry, put to death, exterminate, choke, exit, kill off, lapidate, remove, expire, cut, eradicate, overlay, put down, sabre, wipe out, snuff it, stone, commit suicide, draw, impale, butcher, shoot, put away, annihilate, waste.

Krills zıt anlamlı kelimeler, Krills kelime anlamı

Be born : Dünyaya gözlerini açmak. Doğmak. Gözlerini dünyaya açmak. Gözlerini açmak. Dünyaya gelmek.