Krises türkçesi Krises nedir

  • Bir tür kama.
  • Dalgalı bıçak ağzı olan endonezya ve malezya'ya özgü ağır kama.
  • Creese.

Krises ingilizcede ne demek, Krises nerede nasıl kullanılır?

Kris kringle : Santa klaus. Yılbaşı ile alakalı hayali karakter.

Kris : Creese. Dalgalı bıçak ağzı olan endonezya ve malezya'ya özgü ağır kama. Malezya kaması. Bir tür kama.

Krishna : Hindu tanrısı vishnu'nun vücut bulması. Tanrı vishnu'nun vücut bulmuş hali (hinduizm).

Krishnaism : Krishna'ya ibadet etme. Krishna'ya tapma.

Kriss kringle : Noel baba.

Hare krishna : Hindu tanrısı krishna'ya tapan dini grup üyesi.

Kriegspiel : Savaşoyunu.

Akritas plan : Akritas planı.

Krills : Kril. Karides benzeri bir deniz canlısı.

Balestra and varadharajan krishnakumar g2sls : Balestra ve varadharajan-krishnakumar g2sls.

İngilizce Krises Türkçe anlamı, Krises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Krises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Become : Gitmek. Leşmek. Yakışmak. Uymak yakışmak. Olmak. Halini almak. Kesilmek. Güzel durmak. (isim veya sıfat+) -leşmek veya -laşmak. Yaraşmak.

Well up : Boşanmak. İle dolmak (gözyaşı veya bir duygu). Fışkırmak. Akmak.

Juncture : Bunalım. Nazik durum. Zaman. Nazik zaman. Mafsal. Bitişme. Bağlantı. Birleşme yeri. Birleştirme. Ek yeri.

 

Follow : -in sonucu olmak. Oluşmak. Peşinden gitmek. Arkasından gelmek. Anlamak. Hemen ardından yer almak. Takip etmek. İzlemek. -in ardından gelmek.

Occasion : Gereklik. Önemli gün. Uygun bir gözlem koşulu oluşturan ve kendiliğinden beliren olanak. Ortam. Vesile. -e yol açmak. Sebep. İcap. Sebebi olmak.

Kris : Malezya kaması.

Swell : Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Koltukları kabarmak. Gurur duymak. Boşalmak (göztaşı vb.). Taşmak. Artmak. Rüzgarla şişmek. İftihar etmek. Dalgaların, fırtına bölgesi dışına, rüzgarsız yerlere ulaşan ve düzenli kabartılar ve çukurlar durumunda kıyıya yaklaşıp çatlayan bölümlerine verilen ad. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Emergency : Kriz. İcap. Acil ihtiyaç. Ani tehlike. İvedi. Emniyet. Tehlike. Acil durum. Olağanüstü durum.

Emerge : Gün ışığına çıkmak. Belirmek. Yüzeye çıkmak. Su yüzüne çıkmak. Sudur etmek. Ortaya çıkmak. Doğmak. Meydana çıkmak. Çıkmak. Yücelmek.

Grow : Bitmek. Dönüşmek. Yetiştirmek. Çoğalmak. Gelişmek. Yetişmek. Bırakmak. Lemek. Uzatmak. Gelişme göstermek.

Krises synonyms : come, develop, come forth, uprise, head, originate, pinch, resurge, spring up, exigency, rise.

Krises zıt anlamlı kelimeler, Krises kelime anlamı

Sit down : Koyulmak. İniş yapmak. Yerine oturmak. Yerinden kalkma. Yere inmek. Oturmak. Oturtmak.

Lie down : Uzanmak. Serilip yatmak. Sere serpe yatmak. Boylu boyunca yatmak. Yatmak. Kestirmek (uyku). Şekerleme yapmak. Boylu boyunca uzanmak.