Kroma nedir, Kroma ne demek
Kroma; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Renk, boya.
Kroma kısaca anlamı, tanımı
Krom : Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr). Bu elementten yapılmış
Affinite kromatografisi : Kompleks bir karışımdan genellikle bir özel proteini seçerek ayırmada kullanılan kromatografi çeşidi. [Bakınız: çekim kromatografisi].
Baryum kromat : Formülü BaCrO4, mol kütlesi 253,3 g, yoğunluğu 4,498 g/mL olan, sarı renkli, suda çözünmeyen, pigment, cam, seramik ve porselen yapımında kullanılan sağlığa zararlı bir madde.
Bizmut kromat : Formülü Bi2(CrO4)3 olan , tıpta kullanılan, suda çözünen, beyaz pul şeklinde toz bir madde.
Cıva kromat : Hg2CrO4 formülüyle gösterilen, ısıtıldığı zaman bozunan, nitrik asitte çözünen, su ve alkolde çözünmeyen, seramiklerde yeşil renk vermek üzere kullanılan, cıva kromat olarak da bilinen bir madde.
Cinsiyet kromatini : Dişi memelilerin kimi hücrelerinde çekirdek iç zarına yapışık veya karyoplazma içerisinde kromatinden daha iri kromatin, eşey kromatini, Barr cisimciği, seks kromatini. En belirgin olarak ağız mukozası yassı epitel hücrelerinde ve nötrofil granülositlerde gözlenir.
Çekim kromatografisi : Molekül ayırma tekniği. Özel proteinleri, belli kimyasal gruplara olan çekimleri sebebi ile, bu grupları kapsayan kolonlardan geçirerek saflaştırma tekniği. Bu teknikte sefaroz gibi moleküller çözünmeyen bir matrikse bağlanırlar, bu bağlantılara çekim gösteren moleküller tutunurlar ve böylece proteinler saf olarak elde edilirler. Affinité kromatografisi.
Dağılma katsayısı kromatografi : Kromatografide çözünenin hareketli ve durgun fazlar arasındaki derişimleri oranı. Ahareketli <=> Adurgun dengesi için, K=Cdurgun/Chareketlidir.
Dağılma kromatografisi : Hareketli faz olarak sıvı, durgun faz olarak ise gözenekli bir katı tarafından tutulan sıvı ya da gözenekli katı yüzeyine kimyasal olarak bağlı olan organik maddelerin kullanıldığı bir kromatografi türü.
Düzlemsel kromatografi : Düz bir yüzey halinde durgun fazın kullanıldığı ve hareketli fazın bu yüzeyde yer çekimi veya kapiler etkisiyle hareket ettiği kromatografik metotları anlatan bir terim.
Elüsyon kromatografisi : Analitlerin, diğer türlerden hareketli fazda tutulma sürelerindeki farklılıklara dayanarak ayrıldığı işlemler.
Eşey kromatini : Cinsiyet kromatini.
Gaz kromatografisi : Gaz halinde bir hareketli fazın ve sıvı halde (GLC) veya katı halde (GSC) bir durgun fazın kullanıldığı yöntemler. Fırın atmosferlerini çabukça çözümlemede, bileşenlerin ayrılarak saptanmasındaki soğurma kurallarından yararlanan bir çözümleme yöntemi. Otomatize malzemelerin kullanıldığı, sık sık rölatif olarak yüksek basınçta gerçekleştirilen kromatografik işlem. Bir karışımdaki maddelerin uçucu duruma getirilerek birbirinden ayrılması esasına dayanan kromatografi çeşidi.
İyon değiştirici kromatografi : Polianyonik veya polikatyonik reçinelerin kullanıldığı molekülleri yüklerine göre ayırmada kullanılan kromatografi çeşiti.
İyon değiştirme kromatografisi : Asidik veya bazik olabilen, iyon değişim reçineleri içeren sabit bir fazda kromotografik işlem.
İyon kromatografisi : İyonik türlerin, bir sıvı hareketli faz ile katı polimerik iyondeğiştirici arasında dağılımına dayanan bir ayırma tekniği; iyon değişimi kromatografisi ile eş anlamlıdır.
Jel geçirgenlik kromatografisi : Hidrofilik bir dolgu maddesinin kullanıldığı ve boyut ayırma işleminin yapıldığı bir kromatografi tipi.
Kağıt kromatografisi : Sabit faz olarak saflığı ve homojenliği yüksek olan kağıdın kullanıldığı bir kromatografik analiz yöntemi.
Kalsiyum kromat : Formülü CaCrO4.2H2O olan, suda az çözünen , pigment yapılmasında kullanılan, sarı monoklinik kristalli bir tuz.
Kardeş kromatitler arası değişim : Bir mayoz tetradının ya da eşlenmiş somatik kromozomun kardeş kromatitleri arasındaki krosingover.
Kolon kromatografisi : Durgun fazın bir kolonun içinde veya yüzeyinde tutunduğu kromatografik metotlar.
Kromafin : Krom tuzlarıyla iyi derecede boyanan, krom tuzlarına ilgi duyan, feokrom.
Kromafin doku : Balıklarda kan basıncını kontrol eden ve kromotoforları düzenleyen adrenalin hormonunu salgılayan, böbreklerin yakınına veya içine lokalize olmuş bir endokrin doku.
Kromafin hücre tümörü : Feokromositom.
Kromafin hücresi : Böbrek üstü bezinin medullasında endokrinositus lusidus adı verilen adrenalin hücreleriyle endokrinositus densus adı verilen noradrenalin hücrelerini içeren granüllü hücreler. Kromafin hücreleri histokimyasal boyalarla ve fluoresanla elektron mikroskobunda ayırt edilirler.
Kromakalim : Potasyum kanal açıcı özelliği olan bir damar genişletici ilaç.
Kromat : Formülü Cr042-olan, CrO3 den elde edilen sarı renkli iyon. Kromat iyonu baryum kromat (BaCrO4) ve kurşun kromat (PbCrO4) tuzları şeklinde çöktürülerek krom elementinin gravimetrik tayini yapılır.
Kromatid : Herbiri; mitozda erken profaz ve metafaz evrelerindeki kromozomun yarısı.
Kromatit bar : Entamoeba spp. nin genç kistlerinde ışık mikroskobuyla görülebilen RNA kümesi.
Kromatit bozuklukları : DNA sentez safhasından sonra uygulanan ışınlamalarla kromatitlerde ortaya çıkan bozuklukların genel adı. Kromatit anormallikleri.
Kromatofil : Bitkiye benzer flagellâtlarda renk maddesi. Kromofil madde.
Kromatografi : Bir sıvı ya da gaz ortamında karışık haldeki moleküllerin birbirlerinden ayrılması tekniği. Gaz veya sıvı haldeki hareketli fazda bulunan bileşenlerin, sıvı veya katı haldeki durgun fazdan sürüklenme hızlarına göre birbirinden ayrıldıkları bir ayırma yöntemi. Bir sıvı veya gaz ortamında karışık hâldeki moleküllerin birbirinden ayrılması tekniği. Moleküllerin kompleks karışımları içinden istenilen molekülün, duran ve hareketli iki faz aracılığıyla saf olarak elde edilmesi işlemi.
Kromatogram : Kromatografi işlemi sonunda renkli veya renksiz maddelerin ayrıldığı bölgelerin oluştuğu şekil.
Kromatoit cismi : Entamoeba türleri gibi kimi protozoonların kistlerinde bulunan koyu boyanan yoğun RNA kitleleri.
Kromatolizis : Sinir hücresinin sitoplazmasındaki serbest ribozom ve endoplazmik retikulumdan oluşan Nissl cisimciklerinin silinmesi veya kaybolması. Sinir hücresinin zedelendiğini gösterir. Hücrenin merkezinde veya periferinde oluşmasına göre merkezi ve periferal kromatolizis olarak adlandırılır. Hücre çekirdeğinde kromatinin parçalanması ve erimesi.
Kromatotropizm : Belli bir renkten oluşan uyartıya cevap olarak organizmanın oryantasyonu.
Meduller kromafinom : Feokromositom.
Seks kromatini : Cinsiyet kromatini.
Sıvı katı kromatografisi : Durgun fazın katı ve hareketli fazın sıvı olduğu ve adsorpsiyon kromatografisi ile eş anlamlı olan bir kromatografi türü.
Sıvı kromatografi : Sıvı-sıvı, sıvı-katı, kağıt, ince tabaka ve iyon değişimi kromatografilerinin genel adı.
Sıvı sıvı kromatografisi : Durgun fazın bir destek katısına tutturulduğu sıvı ve hareketli fazın sıvı olduğu ve dağılma kromatografisi ile eş anlamlı olan bir kromatografi türü.
Ters faz dağılma kromatografisi : Apolar bir durgun faz ile polar bir hareketli fazın kullanıldığı sıvısıvı kromatografisi.
Yüksek performanslı adsorpsiyon kromatografisi : Sıvı-katı kromatografisi ile eş anlamlı olan bir kromatografi türü.
Yüksek performanslı iyon değişimi kromatografisi : İyon kromatografisi ile eş anlamlı olan bir kromatografi türü.
Yüksek performanslı sıvı kromatografi : Otomatize malzemelerin kullanıldığı, sık sık rölatif olarak yüksek basınçta gerçekleştirilen kromatografik işlem, HPLC.
Yüksek performanslı sıvı kromatografisi : Hareketli fazın sıvı olduğu ve çoğunlukla basınç altında kullanıldığı kolon kromatografisi yöntemlerinden birisi.
Kromaj : Metal yüzeyleri kromla kaplama işlemi. Bu işlemle kaplanmış yer.
Kromatik : Renkser. Kromozomlarla ilgili. Yarım tonlardan oluşan (ses dizisi).
Kromatik iplik : Karyokinez sırasında kromatin maddesinin iplik biçimindeki durumu.
Kromatin : Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde.
Kromatit : Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri.
Kromatofor : Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.
Diğer dillerde Kroma anlamı nedir?
İngilizce'de Kroma ne demek ? : chroma

Bu kısımda Kroma nedir? Kroma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kroma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kroma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.