Kucak kucağa nedir, Kucak kucağa ne demek

Kucak kucağa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Birbirine sarılmış veya birbirine yüz yüze sokulmuş bir durumda
  • İç içe, yan yana, beraberce.

"Kucak kucağa" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Şiirle dua, felsefe ile din, inkârla iman kucak kucağa." - C. Meriç
  • "Topla sürülen karışık topraklar, kucak kucağa kanları içinde yatan savaşçılar." - H. E. Adıvar

Kucak kucağa anlamı, tanımı:

Kucak : Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç. Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan. Ortam, ocak. Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

İç : Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Mide, bağırsak, karın. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

 

Yan : Tali. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Bir tarafa yönelerek. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. Birlikte, beraberinde olma. İkinci derece olan. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Üst. Yer.

Beraberce : Birlikte, beraber olarak.