Labor intensive türkçesi Labor intensive nedir

  • Emek-yoğun.
  • Hizmet.
  • Emek yoğun.

Labor intensive ingilizcede ne demek, Labor intensive nerede nasıl kullanılır?

Labor : Çalışmak. Doğum sancısı çekmek. Doğum sancısı. Uğraşmak. Ağrı çekmek. İş. Lafı uzatmak. Alın teriyle yapmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği.

Intensive : Pekiştirmeli. Yoğun. Şiddetli. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. Pekiştirilmiş kelime. İntansif. Yoğunlaştırılmış. Entansif. Aşırı.

 

Labor intensive industrial zone : Hızlı büyüyen sınai bölge. Emek-yoğun sanayi bölgesi.

Labor agreement : İş sözleşmesi. İş anlaşması. Toplu iş sözleşmesi. Toplu sözleşme.

Labor and management : İşçi ve işveren.

Labor and social affairs ministry : Çalışma ve sosyal güvenlik konuları ile ilgili devlet organı. Çalışma ve sosyal işler bakanlığı.

İngilizce Labor intensive Türkçe anlamı, Labor intensive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Labor intensive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Duties : Ödev. Gümrük vergileri. Vergiler. Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler. Gümrük. Vergi. Rüsum. Ödevler.

Attendance : Devam. Bulunan kişilerin sayısı. İzleyici sayısı. Eşlik. Mevcut sayısı. Düzenli olarak gitme. Katılım. İştirak. İlgilenme. Belirli bir izlencenin, belirli bir sinemanın, belirli bir dönemin ya da mevsimin izleyicilerini belirten sayı.

 

Office : Ajans. Büro. Dini tören. Sorumluluk. Ticarethane. Görev. Vazife. Bölüm (orun). Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş.

Duty : Gümrük. Saygı. Görev. Resim. Harç. Vergi. Vecibe. Kapasite. Gümrük vergisi.

Ministration : Özenli bakım. Vazife icrası. Görev. İhtimam. Görev icrası. Yardım.

Ministries : Bakanlık. Vekillik. Bakanlıklar. Papazlık.

Job : Alet. Zimmetine geçirmek. Güçlük. Kiralamak. Görev. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. İş yapmak. İş. Ufak tefek işler yapmak.

Employment : Memuriyet. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. İş. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Görevlendirme. Çalıştırma. Görev. İşlendirme. İş alma. İşe alma.

Mission : Misyonerler kurulu. Memuriyet. İdeal. İş. Misyon. Görev. Elçilik. Vazife. Özel görev.

Ministrations : Vazife icrası. Görev icrası. Özenli bakım. Görev. İhtimam.

Labor intensive synonyms : labour intensive, service, jobbed, ministry, attendances, employments.