Labour surplus türkçesi Labour surplus nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ücretlerin denge düzeyinin üstünde olması nedeniyle sunulan emek miktarının istem miktarından fazla olması. krş. emek sunum açığı.
  • Emek sunum fazlası.

Labour surplus ingilizcede ne demek, Labour surplus nerede nasıl kullanılır?

Labour : Boğuşmak. Çalışma. Emekle meydana getirmek. Doğum sancısı çekmek. Doğurma. Emek harcamak. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Ayrıntılara girmek. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. ä°şçi partisi'ne ilişkin.

Surplus : İhtiyaç fazlası. Artık. Üretim fazlası. Gereğinden fazla. Bolluk. Bir ekonominin kendini yeniden üretebilmesi için gerekli olandan daha fazla üretim yapması. Aşırı. Fazla miktarda. Artan. Fazla.

Labour saving technique : Emek tasarruf edici teknik. Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, ücretlerin faize göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde emeğin yerine sermayenin kullanılması.

Labour agreement : İş sözleşmesi. Toplu iş anlaşması.

Labour augmenting technical progress : Emek artıran teknolojik ilerleme. Emek gücünde fiziksel bir artış olmadığı halde tıpkı emek gücünde bir artış olmuş gibi çıktıda artışa neden olan teknolojik gelişme. bu durum üretimde emek gücünün sayısını arttırmaksızın çıktı içinde emek payını artırır.

 

Labour camp : Çalışma kampı.

İngilizce Labour surplus Türkçe anlamı, Labour surplus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Labour surplus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Labour surplus synonyms : negative excess labour demand, excess labour supply, abnormal budget receipts, ability rent, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, a shift in individual demand, a shift in demand, a change in supply, a type mutual funds.