Labunya nedir, Labunya ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kunduracılıkta ayakkabıya cila vurmakta kullanılan araç.

Teknik terim anlamı:

1.(bk. Iabenya).

Henüz kalıbı alınmamış yeni yapılmış ayakkabıların deri kısımlarındaki kırışıklıkları gidermekte kullanılan ayakkabıcı ütüsü. (Uşak.; Kırklareli).

Labunya anlamı, kısaca tanımı

Kunduracılık : Kunduracının yaptığı iş

Kırışıklık : Kırışık olma durumu. Kırışmış olan yer, kırışık. Kırışık olan yüzeyin durumu.

Ayakkabıcı : Ayakkabı yapan veya satan kimse, başmakçı, pabuççu. Ayakkabı satılan yer.

Kırklareli : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Kırışıklı : Kırışığı olan.

Kunduracı : Kundura yapan veya satan kimse.

Gidermek : Ortadan kaldırmak, yok etmek. Dindirmek.

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Ayakkab : Ayakkabı.

Kırışık : Kırışmış olan. Kırışmış yer, kırışıklık. Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım.

Kırklar : Kırk kişilik evliya topluluğu.

Kundura : Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı.

Giderme : Gidermek işi.

Alınma : Alınmak işi.

Kundur : Saçı kısa kimse: Kundur kız. Boyu kısa kişi. Kuyruğu kısa hayvan. Pancar.

 

Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

Henüz : Az önce, daha şimdi, yeni. Daha, hâlâ.

Kundu : Atın karnındaki yavru.

Kırış : Ahlat kurusu. Tarlalardaki su yolu. Pis, çirkin, pasaklı. Gurur. Güreş : Buğalar kırışıyor bakalım. Keçi ve koyun güreşi. Kene : Kırışlı hayvanların derileri delik deşiktir. Çatı. Savaş, harp.

Kalıb : Resim. Mühür.

Diğer dillerde Labrum glenoidale anlamı nedir?

İngilizce'de Labrum glenoidale ne demek ? : labrum glenoidale