Lack of control türkçesi Lack of control nedir

  • Başıboşluk.
  • Denetim eksikliği.
  • Disiplin eksikliği.
  • Kontrol edilmeyen durum.

Lack of control ingilizcede ne demek, Lack of control nerede nasıl kullanılır?

Lack : Eksik olmak. Yoksun kalmak. -e sahip olmamak. Olmayış. İhtiyacı olmak. Eksiklik. -sizlik. -den yoksun olmak. Yokluk. -sizlik çekmek.

Of : -nın. In. -nin. Li. -den. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. Den. -in. Hakkında.

Control : Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Denetim. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Denet. Düzenlemek. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Kontrol etmek. Kumada etmek. Hakim olmak. Kontrol.

Lack of : Mahrumiyet. Sızlık. Yokluk. -sizlik. Yoksunluk.

Lack of appetite : İştahsızlık.

Lack of cooperation : İşbirliği eksikliği. Birlikte çalışma isteği olmama. Dayanışma eksikliği.

Lack of competence : Yeteneksizlik. Beceriksizlik. Resmi yetki eksikliği. Görevsizlik. Yeterlilik eksikliği.

Lack of confidence : Güvensizlik. Adem-i itimat. Güven eksikliği.

Lack of contrast : Bir görünçlüğün doğadaki, filmdeki ya da görüntülükteki aydınlık ve karanlık bölümleri arasında sertlik bulunmaması ya da pek az olması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sertlik eksikliği.

 

Lack of capacity : Kapasite eksikliği. Kapasite yetersizliği. Kapasitesizlik.

İngilizce Lack of control Türkçe anlamı, Lack of control eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lack of control ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Randomness : Rasgelelik. Seçkisizlik. Afakilik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Rastgelelik. Rasgele olma. Rasgele oluş. Rastgele olma. Değişmelerin belli bir kurala uymadan aynı olasılıkta olması.

Errantry : Serserilik. Avarelik. Maceracı fikirler.

Anarchies : Kargaşa. Başsızlık. Düzensizlik. Kargaşalık. Baştanımazlık. Siyasi intizamsızlık. Anarşi.

Idleness : Aylaklık. Haylazlık. Atalet. Gereksizlik. Tınlama. Tembellik. Aylakçılık. Avarelik. Boşluk.

Disorderliness : Uygunsuzluk. Terbiyesizlik. Düzensizlik. İntizamsızlık. Karışıklık. Serkeşlik.

Anarchy : Baştanımazlık. Anarşi. Kargaşa. Siyasi intizamsızlık. Düzensizlik. Siyasal ve yönetsel kurumlardaki çözülme sonucu olarak devlet denetiminin kalmaması durumu. Başsızlık. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kargaşalık.

Borehole : Sondaj kuyusu. Yeryüzüne açılan delik (petrol ve maden arama ve toprak örneği alma gibi nedenlerle). Kuyu. Delik açma işlemi. Sondaj kuyusunun casing (koruma borusu) indirilmemiş kısmı. Sondaj deliği. Yoklama deliği.

Lack of control synonyms : errantries.