Lactates türkçesi Lactates nedir

  • Laktik asidin tuzu.
  • Meme vermek.
  • Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri.
  • Laktik asidin esteri.
  • Süt salgılamak.
  • Emzirmek.
  • Laktat.
  • Süt vermek.

Lactates ingilizcede ne demek, Lactates nerede nasıl kullanılır?

Lactate dehydrogenase : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ldh. Hayvan dokularında ve bazı bakterilerde nadh ile piruvatın, laktata indirgenmesini katalizleyen enzim. Hemen hemen tüm hücrelerin sitoplazmasında bulunan, elektron verici olarak nadh kullanan, laktat ve pirüvatın birbirlerine dönüşmelerini katalize eden ve doku nekrozunun eşlik ettiği tüm durumlarda, özellikle kalp (miyokard infarktüsü gibi), karaciğer, iskelet kası, alyuvar, böbreğin akut hasarıyla ilişkili durumlarda serumda yükselen enzim, ldh. Laktat dehidrogenaz.

Calcium lactate : Yapısında % 13 kalsiyum bulunan kalsiyum kaynağı. Kalsiyum laktat.

Lactate : Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu. Laktik asidin esteri. Emzirmek. Süt vermek. Laktik asidin tuzu. Süt salgılamak. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Meme vermek. Laktat.

Lactated : Laktik asidin tuzu. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Süt vermek. Laktik asidin esteri. Meme vermek. Emzirmek. Süt salgılamak. Laktat.

Lactated ringers solution : Laktatlı ringer çözeltisi. Asidoz ve hipokalemiyle birlikte gelişen şiddetli ishal olgularında ve asidozla hipokalemi olgularında kullanılan asitliği azaltılmış nacl, kcl, cacl2 içeren dengeli çözelti.

 

Lactat esilage : Laktat silajları. Düşük ph ve yüksek konsantrasyonlarda laktik asitle belirgin silajlar. bu silajlar kaliteli silajlar grubunda olup enerji içerikleri yüksek ve dayanma süreleri uzundur.

Ablactate : Sütten kesmek. Vazgeçirmek. Bir çocuğa veya genç bir hayvana anne sütü emmeyi bıraktırmak.

Lactational : Annenin süt ürettiği dönemle ilgili. Süt üretimi ile ilgili. Süt salgılamasıyla ilgili. Laktasyonel.

Lactation period : Laktasyon dönemi. Emzirmeye elverişli dönem. Hayvanların etkin olarak süt salgıladıkları zaman. bu dönem doğum ile kuru dönem arsıdır.

Lactational osteo porosis : Domuzların gebelik öncesinde, gebelikte ve laktasyonda fosforun normal düzeyde veya fazla olduğu ve kalsiyumun yetersiz olduğu rasyonlarla uzun süre beslenmesiyle ortaya çıkan kemiklerin hafif, delikli ve kırılgan hale gelmesiyle belirgin değişim. Laktasyon osteoporozisi.

İngilizce Lactates Türkçe anlamı, Lactates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lactates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feed : Besleme. Beslemek. Yem. Gereksinimlerini sağlamak. Bakmak. Yemlemek. Desteklemek. Bir sürece gönderilen ham özdek. Doyurmak. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Suckled : Emzirilmiş. Beslemek. Bakmak. Emzirilen.

Nurse : Özen göstermek. Hemşirelik yapmak. Bakmak. Beslemek. Kafaya takmak. İyileştirmek. Tedavi etmek. Bakıcılık yapmak. Bakılmak.

 

Lactate : Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu.

Nursed : Meme emmek. Bakmak. İyileştirmek. Dert etmek. Beslemek. Özen göstermek. Kollarına almak. Bakılmak. Bakıcılık yapmak. Hemşirelik yapmak.

Breastfeed : Anne sütü ile beslemek. Anne sütüyle beslemek.

Breast fed : Bir bebeği meme vererek beslemek. Süt emzirmek. Memeyle beslemek. (bebek) emzirmek.

Suckles : Beslemek. Bakmak.

Wet nurse : Süt annelik yapmak. Sütana. Süt anne. Sütnine. Sütanne.

Lactates synonyms : disaccharidase, lactaid, give suck, suckle, give the breast, suckler, give, lactated, suck, breast feed, breastfeeding, nurses, lactating.

Lactates zıt anlamlı kelimeler, Lactates kelime anlamı

Starve : Açlıktan kıvranmak. Acından ölmek. Aç olmak. Aç bırakmak. Sefalet çekmek. Açlıktan ölmek. Kurt gibi acıkmak. Açlıktan gözü kararmak. Açlıktan öldürmek. Midesi kazınmak.

Bottlefeed : Biberonla beslemek. Bir bebeği biberonla beslemek.