Suckled türkçesi Suckled nedir

Suckled ingilizcede ne demek, Suckled nerede nasıl kullanılır?

Suckle : Beslemek. Emzirmek. Meme vermek. Bakmak. Süt vermek.

Suckler : İçine çekmek. Özümlemek. Emzirmek. Emmek. Massetmek. Sağlamak. Soğurmak. Meme emmek. Sızdırmak. İçmek.

Sucklers : Meme emmek. İçmek. Emmek. Özümlemek. İçine çekmek. Sızdırmak. Soğurmak. Massetmek. Sağlamak. Emzirmek.

Suckles : Süt vermek. Bakmak. Beslemek. Meme vermek. Emzirmek.

Honeysuckle : Hanımeligiller (caprifoliaceae) familyasından, dik ya da tırmanıcı, çiçekleri yaprak koltuklarından bir çift olarak çıkan ya da uçta olan, ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen, yaprak döken ya da her dem yeşil bitkiler. Kurtkulağı. Hanımeli.

Babes and sucklings : Yeni doğmuşlar. Bebişler. Bebekler ve agucuklar. Bebekler. Yenidoğanlar.

Suck off : Oral çekmek. Ağzına almak.

Honeysuckles : Hanımeli. Kurtkulağı.

Suckling : Süt çocuğu. Memede olan bebek ya da hayvan. Emzirilme dönemindeki bebek. Emzirme. Süt verme. Meme emen bebek. Yeni doğanların memeyi emerek beslenmesi. Süt bebeği. Agucuk.

Suck in : Emmek. Çekmek. İçine çekmek. Özümlemek. Yutmak.

İngilizce Suckled Türkçe anlamı, Suckled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suckled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attend : Beklemek. Dinlemek. Dikkatini vermek. Eşlik etmek. Bulunmak. Beraberinde getirmek. İlgilenmek. Hizmet etmek. Katılmak. Hazır bulunmak.

Lactate : Laktat. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Laktik asidin esteri. Süt salgılamak. Laktik asidin tuzu. Süt vermek. Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu.

Cast a glance : Şöyle bir bakmak. Bir göz atmak. Bir bakış atmak. Göz atmak. Dikizlemek. Gözetlemek.

Suckler : Özümlemek. Sızdırmak. Meme emmek. Emmek. Sağlamak. İçine çekmek. Soğurmak. Massetmek. İçmek.

Give the breast : Bebeği emzirmek. Bebeği beslemek.

Feed : Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Otlamak. Gereksinimlerini sağlamak. Yemek vermek. Yem. Doyurmak. Beslenmek (hayvan). Yiyecek vermek. Mama.

Nurse : Hemşire. Bakıcılık yapmak. Bakılmak. Emdirmek. Dert etmek. Kafaya takmak. Tedavi etmek. Hemşirelik yapmak.

Breastfeed : Anne sütüyle beslemek. Anne sütü ile beslemek.

Cherishing : Sevgiyle anmak. Sevgi ile muamele etmek. Değerli tutmak. Şefkat göstermek. Yaşatmak (kalbinde). Üzerine titremek. Kuşsütü ile beslemek. Bağrına basmak. Aziz tutmak.

Breast feed : Bir bebeği meme vererek beslemek. Süt emzirmek. Memeyle beslemek. Ana sütüyle beslemek.

Suckled synonyms : behold, be in charge of, bred, beholds, cultivate, feed on, be in charge, feeds, lactates, fodder, cultivating, care for, beholding, bring up, nurses, lactated, attend on, suck, cherish, embosoms, administer to, depasture, breast fed, embosom, cultivates, cherishes, beat about, nursed, suckles, bear, attended, give suck, attend to.

 

Suckled zıt anlamlı kelimeler, Suckled kelime anlamı

Bottle fed : Mamayla beslemek. Biberonla beslemek.