Give the breast türkçesi Give the breast nedir

  • Bebeği beslemek.
  • Bebeği emzirmek.
  • Emzirmek.

Give the breast ingilizcede ne demek, Give the breast nerede nasıl kullanılır?

Give : Esnemek. Dogruluğunu kabullenmek. Armağan etmek. Bulaştırmak. Bel vermek. Bahşetmek. Doğruluğunu kabullenmek. Eğilmek. Vermek. Hediye etmek.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Breast : Gönül. Yürek. Koyun. İç. Göğüs. Sine. Göğüslemek. Bağır. Meme. Göğüs germek.

Give the benefit of the doubt : Suçsuz kabul etmek. Doğru kabul etmek. Doğru olduğunu varsaymak. Haklı kabul etmek. Birinin haklı olduğunu düşünmek. Biri hakkında en iyisini düşünmek.

Give the bird : Orta parmağını göstermek. Yuhalamak. El kol hareketi çekmek. El işareti yapmak.

Give the directions : Yolu tarif etmek.

Give the boot : Yol vermek. Pabucunu eline vermek. Kapıyı göstermek. Baştan savmak. Tekme atmak. Bohçasını koltuğuna vermek. Görevden almak. İşten kovmak. Kovmak. Kapı dışarı etmek.

Give the full treatment : Gerekli özeni göstermek. Gereken önemi vermek.

Give the engine the gun : Gazlamak. Gaz vermek.

Give the devil his due : Sezarın hakkı sezara. Hakça muamele etmek. Kötü de olsa hakettiğini vermek. Yiğidi öldür hakkını yeme. Kötü adamın bile hakkını vermek. Sezar'ın hakkı sezar'a. İyi davranmak. Sezar'ın hakkını sezar'a vermek.

 

İngilizce Give the breast Türkçe anlamı, Give the breast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give the breast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nurse : İyileştirmek. Meme emmek. Beslemek. Hastabakıcılık yapmak. Emdirmek. Bakmak. Hemşire. Kafaya takmak. Dert etmek.

Give suck : Meme vermek. Süt vermek.

Nurses : Dert etmek. Beslemek. Özen göstermek. Bakmak. Bakılmak. İlgilenmek. Hemşireler. Tedavi etmek. Meme emmek.

Suckler : Emmek. İçmek. Meme emmek. Massetmek. Özümlemek. Sızdırmak. Sağlamak. Soğurmak. İçine çekmek.

Breastfeed : Anne sütüyle beslemek. Meme vermek. Anne sütü ile beslemek.

Suck : Anne sütü. Massetmek. İçine çekmek. Sızdırmak. Emme. Özümlemek. Meme emmek. Girdap. Emilen şey. Emmek.

Breast feed : Ana sütüyle beslemek. Memeyle beslemek. Bir bebeği meme vererek beslemek. Süt emzirmek. Meme vermek.

Breastfeeding : Süt emzirme. Meme vermek. Memeyle beslemek. Süt emzirmek. Anne sütü ile beslenme. Bir bebeği meme vererek beslemek.

Lactated : Laktik asidin tuzu. Süt salgılamak. Laktik asidin esteri. Meme vermek. Süt vermek. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Laktat.

Lactate : Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu. Süt vermek. Laktat. Laktik asidin tuzu. Laktik asidin esteri. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Meme vermek. Süt salgılamak.

Give the breast synonyms : lactates, suckled, suckle, breast fed, nursed.